Olağanüstü bir dönemden geçiyoruz. Kâr ve sermaye birikimini arttırmak amacıyla yapılan kapitalist üretim, doğada ve toplumda büyük tahribatlara yol açarak çelişkileri alabildiğine derinleştirmiş, bir kırılma ve patlama noktasına taşımıştır. Tarihsel bir tıkanma yaşayan kapitalizm bugün tüm insanlığı bir varoluş sorunuyla karşı karşıya getirmiş bulunuyor. Ekonomik kriz, salgın, ekolojik kriz, savaş ve göç sorunu, akıl almaz boyutlara varan toplumsal eşitsizlik… Kapitalizmin yarattığı karanlık bir taraftan insanlığa cehennemi yaşatırken diğer taraftan yeni isyan dalgalarını tetikleyerek yeni Ekimlerin temelini hazırlıyor. Lenin, emperyalizm çağının, birikimli toplumsal çelişkilerin bir kıvılcımla patlayarak proleter devrime yol açmasının koşullarını olgunlaştırdığına dikkat çekmişti. Lenin’in işaret ettiği gerçeklik, küresel kapitalizm koşullarında daha fazla ete kemiğe bürünmüştür. Son yirmi yıllık süreçte ardı ardına gelen ayaklanmalar ve devrimci durumlar da bunun kanıtıdır.