Bu toprakların proleter devrimcileri olarak ne mutlu bizlere ki, kapitalist dünyanın en kitlesel ve politik içerik ve anlamına en yakın 1 Mayıs kutlamaları bu topraklarda yapılmaktadır. Gerçekten de, özel bir durum oluşturan Küba bir tarafa bırakılırsa, İstanbul’daki kutlamalar dünyanın en büyük 1 Mayıs kutlaması olmuştur. Yalnızca katılım sayısı açısından değil, meydanlara rengini veren kızıl flamalarıyla, devrim ve sosyalizm sloganlarıyla, yüzbinlerin oluşturduğu muazzam koronun dilinden dökülen muhteşem 1 Mayıs marşıyla, örgütlülüğün verdiği coşku ve disiplinle geleceğe yürüyen genç işçi alaylarıyla bu topraklarda 1 Mayıs farklı bir renge bürünmektedir. On yıllardır katlanılan nice acıya, baskıya, zulüm ve zorbalığa rağmen, militan bir mücadeleyle var edilen, yitirdiğimiz canlarla doğan ve büyüyen 1 Mayıs geleneği zayıflamak şöyle dursun, gücünü korumakta ve her yıl daha da arttırmaktadır. Selam olsun işçi sınıfının mücadeleci geleneğini yaratanlara, bugünlere taşıyanlara ve onu yaşatıp büyütenlere!