12 Eylül faşizminin hüküm sürdüğü dönemde burjuvazi “asmayalım da besleyelim mi?” diyerek devrimci tutsaklara açıktan savaş ilan etmişti. Artık “demokratik” rejimdeyiz, açıktan savaş ilan edemiyor; idam cezası yok, asamıyor! Ama “beslemek” de istemiyor ve çözümü ölüme terk etmekte buluyor. Burjuva medyanın kulakları sağır, gözleri kör! On yıllardır uygulanan bu zulümde, sermaye medyası, gerçekleri gizleyerek, talimatlar doğrultusunda yalan haberler yaparak, burjuva devletin ve hükümetlerin birinci dereceden suç ortağıdır. Ancak egemen sınıf, tüm çabalarına, komplolarına, katliamlarına rağmen tutsakların devrimci iradelerini teslim almayı, onları savundukları onurlu davadan vazgeçirmeyi başaramamıştır. Burjuvaziyi çileden çıkaran da zaten bu onurlu tutum değil midir?