Milliyetçi, din bezirgânı, tekçi, erkek egemen bir gericiliğin iktidar eliyle azgınlaştırılıp tüm topluma boca edildiği bir dönemden geçiyoruz. Totaliter rejim, toplumu sindirmek için alabildiğine baskıcı, gerici, saldırgan bir siyasetle ve buna eşlik eden icraatlarla yol alıyor. Bu noktada, nicedir palazlandırılıp vurucu güç haline getirilen faşist çeteler de, durumdan vazife çıkaran kindarlaştırılmış şahıslar da giderek artan biçimde sahnede boy gösteriyor. İktidarı arkalarına almanın getirdiği pervasızlıkla son derece rahat hareket eden bu güçler, “bizden değil” diye gördüklerine büyük bir hınçla saldırırken, Kürt düşmanlığının, kadın düşmanlığının, ırkçılığın, yobazlığın en uç örneklerini sergiliyorlar.