Son yıllarda sayıları gittikçe artan göçmen işçilere ve mültecilere uygulanan baskıcı ve dışlayıcı politikalar, burjuvazinin işçi sınıfına yönelik neo-liberal saldırılarının ve 11 Eylül süreciyle birlikte yükselen siyasal gericiliğin bir parçasıdır. Burjuvazi, göçmen işçileri ve mültecileri, özellikle gelişmiş ülkelerdeki örgütlü sınıf hareketini kırmakta bir araç olarak kullanmak istiyor. Bu yüzden de, başta göç alan ülkelerin işçi sınıfları olmak üzere, tüm dünya işçi sınıfının, bu saldırılara ve göçmen işçilere uygulanan ırkçı, faşizan ve ikiyüzlü politikalara karşı mücadele etmesi gerekiyor. Böyle bir mücadele ulusal, kültürel, dinsel ve diğer burjuva önyargıları kırarak işçi sınıfının enternasyonal ölçekte birleşmesinin önünü açabilecektir.