Nisan ayı, baharı, doğanın uyanışını, canlanışını simgelediği için hep sevinçle, umutla karşılanan, beklenen bir ay olmuştur. Yenilenmenin, bereketin, coşkunun ayıdır çünkü Nisan. Hep iyi, olumlu ve güzel şeylerle nitelenmiştir. Oysa Ermeni halkı için Nisan ayının anlamı çok başkadır. Her Nisan ayında, bir karabasan gelir çöreklenir yüreklerine. Ağırlığı, acısı dayanılmazdır. Toplumsal hafızalarına kazınmış olan ve her fırsatta kendini hatırlatan, tarihsel bir kırımın, katliamın, kaybolan benliklerin, yitip giden hayatların anılarıdır bunlar. Her Nisan ayında sanki bir daha kırılır Ermeni halkı, her şeyini bırakıp yollara düşer, açlığın ve susuzluğun pençesine terk edilir. Tecavüzlere uğrar, yağmalanır, kurşuna dizilir, süngülenir çocuklarının bedenleri, ruhu tarumar edilir.