İsrail ordusu tarafından yerle bir edilen Gazze’de çocuklar başta olmak üzere açlık ve susuzluktan kaynaklı ölümler artıyor. Çocuklar ve kadınlar günlerce bir lokma ekmek bile bulamadıkları için açlıktan bayılıyor, ölüyor. Bir deri bir kemik kalmış on binlerce çocuk ya kurşunlarla ya da ambargo yüzünden açlıktan ölüm riski ile karşı karşıya.
Birleşmiş Milletlerin yaptığı açıklamaya göre Mayıs ayından bu yana binden fazla Filistinli Gazze’de yemek yardımı almaya çalışırken İsrail ordusu tarafından katledildi. Faşist Netanyahu hükümeti uyguladığı ambargo ile temel ihtiyaçların Gazze’ye ulaşmasına engel oluyor. Refah Sınır Kapısında binlerce ton yardım malzemesi bekletiliyor. Haziran ayı başlarında Gazze ablukasını protesto etmek ve Gazze’ye insani yardım götürmek için Avrupa’dan yola çıkan Madleen gemisine saldırıp yardım gönüllülerini derdest eden Siyonist İsrail devleti, aynı şeyi 27 Temmuzda Hanzala gemisine ve bu gemideki yardım gönüllülerine de yaptı. Gazze’ye yardım götürmek isteyen gönüllüler tutuklandı, yardımlara el konuldu. Yardımlar sadece ABD ve İsrail tarafından sağlanan kısıtlı noktalarda dağıtılıyor. Bu sözde yardım merkezlerinde de çocuklar ve aileler aşağılanıyor ve dahası çeşitli bahanelerle katlediliyor.
Filistinli yetkililer yaptıkları açıklamada tüm sınır kapılarının 140 gündür kapalı tutulduğunu ve 2,4 milyonluk nüfusun İsrail tarafından kasıtlı olarak aç bırakıldığını belirtiyorlar. Ekim 2023’ten bu yana savaşın yerle bir ettiği Gazze’de, Sağlık Bakanlığının yaptığı açıklamaya göre 88’i çocuk olmak üzere 147 kişi açlık ve yetersiz beslenme nedeniyle hayatını kaybetti. Bebeklerine süt ve mama veremeyen anneler, gözlerinin önünde eriyip giden bebeklerini göstererek yardım bekliyorlar. Bebeğini kaybeden bir baba şu çağrıyı yapıyor: “Eğer bütün dünya Gazze’ye bir kutu mama gönderemiyorsa, hepimiz öleceğiz. Çünkü biz yetişkinler buraya yiyecek sokabilecek durumda değiliz.”
İsrail’in emperyalist güçlerin desteğini alarak sürdürdüğü savaşta bugüne kadar 60 binden fazla Filistinli öldürüldü, 150 binden fazlası yaralandı. Gazze’den Filistinlileri sürmeyi hedefleyen İsrail ve ABD, bir yandan orayı tümüyle ele geçirip İsrail toprağı yapmayı amaçlıyor, bir yandan da sahilde inşa edecekleri lüks otellerin hesabını yapıyor. Onlar için açlıktan, savaştan, hastalıktan ölen Gazze halkının hiçbir değeri yok. El Cezire muhabiri tanık olduğu durumu şöyle anlatıyor: “Anneler, çocuklarına ekmek yapabilmek için kuru tohumları, hayvan yemlerini ve hatta otları öğütüyor. Bu, sessiz ama ölümcül bir felâketi gözler önüne seriyor. Ben kendi gözlerimle annelerin, çocukları için ekmek yapabilmek için fasulye ve hayvan yemi öğüttüklerini gördüm.” Gazze Belediye Başkanı gazetelere yaptığı açıklamada, “İsrail güçleri, açlık içindeki Gazze halkını yiyeceğe ulaşmak için kilometrelerce yürümeye zorluyor. Ancak yiyecek yerine, onları bekleyen İsrail kurşunları oluyor. Bu artık sadece bir abluka değil, bir insan avıdır” diyor.
Netanyahu hiç utanmadan Gazze’de açlık olmadığı, yardımları Hamas’ın engellediği, yayınlanan fotoğrafların sahte olduğu yalanını söylerken, burjuva devletler bu insan avına ve soykırıma karşı hiçbir engelleme girişiminde bulunmuyorlar. Fakat tüm dünyada milyonlarca emekçi faşist İsrail devletine karşı tepkisini dile getirmek için 2023 Ekiminden bu yana sokakları boş bırakmıyor. “Gazze’yi Açlığa Mahkûm Etmeye Son Verin!” sloganıyla geçtiğimiz hafta da pek çok ülkede kitlesel protestolar gerçekleştirildi. ABD’de ve Avrupa’da yüz binlerce emekçi, ablukanın derhal sonra ermesini ve yardımların serbest bırakılmasını istediler. ABD’de pek çok kentte binlerce insan bir araya geldi. Manhattan’dan Beyaz Saray’a yürüyen kitle, tencere-tava çalarak Trump yönetiminin İsrail’e verdiği desteği protesto etti.
Avrupa ülkelerinde de kitleler İsrail zulmüne karşı yürüdüler. İngiltere, Almanya, Yunanistan, Belçika, Fransa, Hollanda ve İsveç’te başta başkentler olmak üzere çok sayıda kentte “Soykırımı Durdurun” diye haykırdılar ve kendi hükümetlerinden İsrail’e verdiği desteği çekmelerini, çocukları ölüme gönderen gıda ambargosuna müdahale etmelerini istediler. İsrail’le ticareti ve silah sevkiyatını protesto ettiler.
İsrail’in başkenti Tel Aviv’de de emekçiler Gazze için sokağa çıktılar. 24 Temmuz akşamı, ellerinde açlıktan ölen bebeklerin resimlerini ve sırtlarında un çuvalları taşıyarak Netanyahu hükümetini protesto ettiler. Polisin vahşi bir şekilde saldırmasına rağmen eyleme katılanlar dağılmayarak tepkilerini dile getirdiler.
İsrail, Gazze halkını Mısır sınırındaki Refah’ta inşa etmekte olduğu toplama kampına kapatmak için hazırlıklarını sürdürüyor. Kampla dış dünya arasındaki tüm irtibatın kesilmesi planlanıyor. Böylelikle Gazze’yi Filistinlilerden arındırmaya çalışan Siyonist rejim, Batı Şeria’da da aynı politikayı izlemeye hazırlanıyor. Batı Şeria’nın ilhak edilmesi yönündeki bir çağrı, İsrail parlamentosunda 23 Temmuzda yapılan oylamada oy çokluğuyla kabul edildi. Kararda, Batı Şeria’nın “Yahudi halkının tarihi, kültürel ve manevi anavatanı ve İsrail topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğu” iddia edilerek, bağımsız Filistin devletinin kurulmasının zemini de bir kez daha inkâr edildi.
Kapitalist zulüm düzeninin egemenleri savaşlarda ölümü ve sonu gelmez vahşeti dayatırken İsrail’in Gazze’de uyguladığı soykırım karşısında suspuslar. Çocukların bedeni yemek ve yaşam sevinci yerine kurşunla dolduruluyor, açlık ve ölümle yok ediliyor. Tonlarca gıda malzemesi çürümeye terk edilirken savaş bölgesinde çocuklar ve kadınlar açlıktan ölüme sürükleniyor. Bu durumun sadece Gazze’de yaşandığını ve o bölge ile sınırlı kalacağını düşünmek saflık olur. İsrail’in soykırım politikasına, faşizme, emperyalist savaşa ve kapitalizmin her alanda azgınca arttırdığı saldırılara son verilmesi, dünya işçi sınıfının bu kanlı düzene karşı ayağa kalkıp onu yıkmalarıyla mümkün olabilecektir ancak.
link: Marksist Tutum, İsrail Gazze’de Çocukları Bombalarla ve Açlıkla Katlediyor, 29 Temmuz 2025, https://en.marksist.net/node/8564
Alice Hamilton: Kendisini İşçi Sınıfına Adayan Bir Tıp Kadını




