Ekim 1949'da Çin gibi devasa bir ülkede, başlangıçta küçük bir silahlı ordunun, uzun yıllara yayılan bir gerilla savaşıyla güçlenerek siyasal iktidarı fethetmesi ve ardından toprağın, sanayinin, ulaşımın, bankacılık ve dış ticaretin devletleştirilerek sözde sosyalist bir toplum inşa etmesi, tüm dünyada yankı bulmakla kalmadı, muazzam bir kafa karışıklığına da yol açtı. Sosyalizm kavramıyla birlikte Marksizmin işçi devleti ve proleter devrim anlayışı da iyiden iyiye iğdiş edildi. Aşağıda tekrar yayınladığımız yazı Çin devriminin özgün yanlarını, nasıl değerlendirilmesi gerektiğini ele alıyor.