Sanat, insan yaratıcılığının bir yansıması olarak ortaya çıkar. Sanatçının eseri kafasında tasarladığı andan çeşitli araç-gereçle ortaya koyduğu ve son şeklini verdiği ana kadar süregelen bir yaratım sürecidir. Bu sürecin sonucunda ortaya çıkan ürün, insan ruhunu besler, güzellikle donatır ve onu inceltir. Egemen anlayış sanatı gerçeklikten kopararak, onu salt insanı eğlendiren, hüzünlendiren, oyalayan bir etkinlik haline getirmeye çalışır. Fakat gerçekçi sanatın işlevi öyle değildir. Gerçekçi sanat öğreticidir, sorgular ve sorgulatır, değiştirir ve dönüştürür, insanı harekete çağırır. Yaşanan gerçekliğe karşı çıkışı içinde taşır gerçekçi sanat, katıksız devrimcidir. Bu yönüyle bir mücadele aracı işlevi taşır, gerçekçi sanatın her dalı.