Yırtık kasketinin altında Gizlerdi bakışlarını Belki ondan siz Gözleriyle hiç karşılaşmadınız. Derin yarıklarla Çevrili dudakları Güler miydi, ağlar mıydı Ayrımına varamazdınız. Çökük omuzlarıyla geçerdi Her sabah önünüzden Kaç kiloydu yükü Hiç sormamıştınız. Soğuk bir kış gününde Duvarın dibinde O yoksul hamalla Karşılaştınız! Ne eski bir palto isteyebilir Ne sıcak bir aş Ne de taşınacak bir yük Bir tek dileği vardı sizden Bir parça olsun utanç!
1981-83
link: Elif Çağlı, Utanç ..., 1981-83, http://en.marksist.net/node/8802



