Şunu bilelim, bir yandan emperyalist güçler arasındaki hegemonya mücadelesi, bunun bir sonucu olarak yürümekte olan üçüncü dünya savaşı bir yandan da kapitalizmin yaşadığı tarihsel krizin bir başka görünümü olan geniş emekçi yığınların çalışma ve yaşam koşullarının gitgide ağırlaşması; düzenin her iki bağlamda da olağanüstü, anti-demokratik, baskıcı, bel altı, karanlık yöntemlere daha fazla başvurmasını getirmektedir. Tersinden söyleyecek olursak, bu yöntemlerin daha fazla kullanılıyor olması sistemin krizinin bir sonucudur.