Kapitalist sistem var olduğu günden bugüne işçileri rengiyle, diliyle, diniyle, cinsiyetiyle hatta yaptıkları işin biçimiyle bile bölüp, sınıf kimliğinin üzerini örtmeye çalışmıştır. Geçmişte nesnel zemini çok daha belirgin olan bu ayrımlar bugün dünyamızın geldiği noktada her ne kadar silikleşse de egemenlerin bu propagandası hâlâ başarılı olabiliyor. Şimdi geçmişe gidelim ve kendi sınıfına karşı emekçi sınıfın saflarında yer alan bir doktorun, Alice Hamilton’un hayatına tanıklık edelim. Kendi olanaklarıyla zamanını, emeğini emekçi sınıflar için harcayan Hamilton’un, mücadele etmenin ne demek olduğunun somut örnekleriyle dolu hayatına uzanalım.