Buzullar eriyor, hayvan ve bitki popülasyonları yok oluyor.
Kuraklık, orman yangınları, sel felâketleri günden güne artıyor; yoksul
emekçiler bir yanda ekmek kavgası verirken diğer yanda öngörülmedik iklim felâketleriyle
mücadele etmek zorunda kalıyor. Toprağın, suyun ve havanın kimyası hiç
görülmedik ölçüde bozuluyor. İnsanlığın ve bilcümle canlı cansız tüm yerkürenin
mirası, ekolojik krizle sarsılmaya devam ediyor.