Depremde de yangında da selde de, batıda da, doğuda da sınırsızca sermayeyi ihya etmeye odaklanmış politikalar emekçilerin canını alıyor, doğasını talan ediyor, geçim kaynaklarını kurutuyor. Hatay, Maraş, İzmir’de deprem, Diyarbakır, Mardin, Muğla’da yangın, Çorlu’da tren kazası, Amasra, Soma, İliç’te işçi katliamları ve onlarca facianın asıl sorumlusu bu azgın sermaye iktidarıdır. Kamu kaynaklarının sermayeye sınırsızca ve hesapsızca peşkeş çekilmesi, hesap verme korkusunun olmaması sonucunda ocaklar sönüyor, ciğerler yanıyor. Bu vurdumduymazlığa, bezirgân saltanatına, zulme son vermenin yolu var: Egemenlerin oyununa gelmeden sadece acıda değil mücadelede de birleşmek. Felâketleri yaratan kapitalizme, felâketleri büyüten faşizme karşı mücadelede emek cephesini güçlendirmek, alanlarda birleşmek ve bu sömürü düzenini yıkmak