Bugünkü iç ve dış siyasi gelişmeler beraber okunduğunda, devlet ile bütünleşip faşist tırmanışa kapı aralayan AKP ve Sarayın, bu topraklarda yaşanacak muhtemel acıların zehirli mayasını çoktandır ortalığa saçtığını anlatmaktadır bizlere. Birinci emperyalist paylaşım savaşı sürecinde birbirlerine boğazlatılan bu toprakların yoksul emekçi kitleleri bugün de aynı tehlikeyle yüzyüzedirler. Bugünün yoksul emekçi kitleleri de, geçmişteki söylemlerinin aksine devletle bütünleşmiş ve kendini devlet olarak tepeden tırnağa yeniden örgütlemiş olan AKP’nin faşizan politikalarını bilinçsiz bir cehaletle destekler pozisyona düşmüş durumdadırlar. Bu topraklarda hafızası silinip, devlet kanallı resmi tarih yorumları ile doldurulanlara, geçmişte yaşanmış büyük tarihsel deneyimleri kavratmak gerçekten de zor bir iştir. Egemenler, örgütsüz emekçi kitlelere televizyonlardan seyrettirerek alıştırdıkları savaşı, şimdi yaşatarak benimsetme safhasına geçmiş durumdalar. Belli ki yoksul kitleler, gerçek durumu, gerçek yaşam deneyimlerinin acılarından fark ederek ve öğrenerek ilerleyecekler.