Faşist iktidar, tarikatlarıyla, mafyatik faşist örgütlenmeleriyle, gençliği tam kuşatma altına almaya çalışıyor. 2025’in “aile yılı” ilan edilmesinin nedenlerinden biri de budur. Gençlik din ve milliyetçilikle paralize edilmek isteniyor. Sorunların kaynağı ortadayken hedef şaşırtmak için nice yalanlar söyleniyor, gençlerin yaşadığı bunalım aile değerlerinden, milli değerlerden uzaklaşmaya bağlanıyor. Oysa sorun aile değerleri, milli-manevi değerler vs. değil para ve çıkar uğruna her türlü maneviyatı, değeri ayaklar altında çiğneyen bu rejim ve bizzat kapitalizmdir. İnsanları yoksulluk, umutsuzluk, yalnızlık kuyusuna iten, gençleri geleceksizleştiren, bireysel kurtuluş hayalleriyle oyalayan sömürü düzeni, onun iktidarı ve eğitim sistemidir. Aile değerleri, milli-manevi değerler dedikleri şey onların gözünde düzenlerini aklamanın bir yoludur sadece. Gençlerin tarikat ve faşist örgütlenmelerin elinden kurtarılması, evrensel değerlerle kuşanmaları, faşist rejimin tuzaklarının boşa çıkarılması, eğitimin parasız ve bilimsel temellerde verilmesi, işçi sınıfının faşist rejime ve kapitalist sömürü sistemine karşı mücadelesinin ilerletilmesiyle mümkün olabilir.