Navigation

January 2004 tarihli yazılar

Petrol-İş Gebze Şubesi kongresi

Petrol-İş Gebze Şubesinin 11 Ocak 2004 tarihinde yapılan 7.

Sınıf kardeşlerime

Yaklaşık olarak on yıldır çeşitli fabrikalarda çalışan bir kadın işçiyim. On yıllık işçilik hayatı bana çok çeşitli deneyimler kazandırdı, ne var ki sağlığımı alıp götürdü...

Patronların safında değil sınıfımızın saflarında mücadelemizi yükseltelim!

19 Ocak tarihinde Uzan Grubu'na ait Star televizyonunun ana haber bülteninde sadece Star çalışanlarının başlattığı "direniş"in duyurusu vardı.

Etüd ve beslenme ilköğretim okullarında sendikasızlaştırma saldırısı

İstanbul Valiliğine bağlı Etüd ve Beslenme İlköğretim Okulları, çalışan anne ve babaların çocuklarının eğitimi amacıyla kurulmuş olan okullardır.

Özgürlüğün Santimetresi

... bugün Kürtçe üzerindeki yasakların koşulsuz ve sınırsız bir şekilde kaldırılması, Kürtçe eğitim ve öğretimin önündeki engellerin tümüyle kaldırılması, Kürtçe yayın yapan radyo ve televizyonun önünün açılması gibi konular, ezen-egemen Türk burjuvazisi tarafından değil, ezilen Kürt halkının mücadelesi tarafından gündeme getirilmektedir. ... Diğer ezilen ulusların mücadele tarihi gibi Kürt halkının gerek bu topraklardaki gerekse de Kürdistan'ın diğer bölgelerindeki mücadele tarihi de şu noktayı defalarca gözler önüne sermiştir: En güdüğünden en genişine böylesi kültürel haklar ancak mücadeleyle kazanılabilir, ve ayrılma hakkının elde edilmesi temelinde gerçek bir çözüme ulaşılmadığı sürece, bu tür kültürel haklar her daim ezen-egemen burjuvazinin tehdidi altındadır.

Kapitalizm: Kan ve Kâr İmparatorluğu

Toplum, sömürenler ve sömürülenler olarak iki büyük sınıfa bölünmüş olduğu müddetçe egemen, örgütlü ve iktidarı elinde tutan bir avuç burjuva, örgütsüz milyonları ezmekten, katletmekten geri durmayacaktır. Dün Maraş'ta, bugün cezaevlerinde, Kürdistan'da, Irak'ta gerçekleştirilen katliamların özü, tekellerin kârlarını korumak ve arttırmak, iktidarlarını sürdürmek ve milyonlarca insanı sömürmeye devam etmektir. Katliamcı ve sömürücü iktidarlar yıkılmadıkça gelecek dünden farklı olmayacaktır.

Patronların daha çok üretim, daha çok kâr hırsı can almaya devam ediyor!

5 Ocak Çarşamba günü saat 22.00 civarında Kroman Çelik fabrikasının çelikhanesinde, iki vincin çarpışması sonucu vinçten düşen Mehmet Açıkgöz isimli 45 yaşındaki vinç operatörü öldü.

Kapitalizmin Krizleri ve Devrimci Durum

3. Bölüm

Kapitalizm krizlerinin sonucunda kendiliğinden çökmez

Kapitalist ekonomi bir işleyiş yasası olarak her an kriz potansiyelini içinde taşır; ama krizlerin kapitalist sistemi ken

Bir “Protesto” Işığında KESK’in Durumu

Bugün kamu yönetimi reformu başlığı altında gündeme giren değişikliklerin geçmişi aslında daha eski tarihlere dayanıyor.

Kuzey Kıbrıs Seçimlerinin Ardından

Kıbrıs'ın Rum ve Türk kesimlerinde bir bütün olarak işçi sınıfı ve emekçiler, sınıfsal-politik çıkarlarının ifadesi olabilecek bir çözümü somutlama kudretine sahip bir örgütlülükten yoksundurlar. Komünistler, ada halkına işçi sınıfının tarihsel-politik ihtiyaçları ekseninde bir çözüm seçeneğini sunabilecek örgütlülüğe ve güce sahip değildir. Zaten büyük ölçüde bu sebepten dolayı, adada yaşanan soruna dair ortaya konulan bütün seçenekler burjuvazinin etiketini taşımakta ve ada halkı bu seçeneklerden herhangi birisinin peşine takılmaktadır. Bugün revaçta olan seçenek AB üyeliğidir. Gelinen noktada AB üyeliği ve adanın bu eksende bütünlüğünün sağlanması, Kıbrıs'ın hem Güney'inde, hem de Kuzey'inde, bütün sorunları çözecek sihirli bir değnek gibi görülmekte.

Bir "Protesto" Işığında KESK'in Durumu

Bürokrasiye karşı uzlaşmaz bir mücadele yürütülmesi, sendikaların ideolojik olarak burjuva devletten bağımsız olmasının sağlanması ve devletle iç içe sendikal faaliyet yürüten sendika bürokratlarının sendikalardan def edilmesi zorunludur. Sendikaların burjuva devletin yarattığı etkilerden kurtarılması ve sendikaların işçilerin öz örgütleri olma işlevine yeniden kavuşturulması, sendikaların kendi kitlelerine işçi sınıfının siyasetini taşır duruma getirilmesi amacıyla bıkmadan, usanmadan sendikalar içinde faaliyet yürütülmelidir. Tüm bunları başarabilmek, sendikalardaki öncü işçilerin sınıf bilinciyle donanması ve militan sınıf sendikacılığının ilkelerinden taviz vermeden amansız bir mücadele yürütmesiyle olanaklı olacaktır. Sendikaların tabanından başlayacak bu faaliyet ilerleyerek tüm sendikal mekanizmaları kuşatacaktır. Bunu başarmak işçilerin elindedir. Sendikalarımızı geri almak için mücadeleye atılalım!

Emperyalist Paylaşım Kavgası Yayılıyor

ABD emperyalizmi Ortadoğu’da henüz istediği ölçüde istikrarı sağlayamamıştır, ama en azından bu bölgeyi tüm dünyanın gözünde kendi nüfuz alanı olarak tescil etmeyi başarmıştır. Ancak ABD emperyalizminin politikaları Ortadoğu ile sınırlı olmadığı ve hatta paylaşım kavgasının cereyan ettiği asıl coğrafyanın Avrasya olduğu hatırlanırsa, Irak işgali üzerinden Ortadoğu’da elde ettiği kısmi başarı, dünya ölçeğinde yaşanan emperyalist kapışmanın sonuçlanması için yeterli değildir. ABD emperyalizminin Ortadoğu’daki kısmi-geçici başarısı, onun emperyalist piramidin tepesindekini yerini biraz daha sağlamlaştırmasını sağlamış, fakat aynı zamanda diğer emperyalist güçlerle arasındaki çekişmeyi de kızıştırmıştır. ABD emperyalizminin aktif, müdahaleci ve son derece saldırgan politikası sayesinde ilerleme kaydetmesi, diğer rakiplerinin de onunla aynı metotları kullanmasını kaçınılmaz hale getirmektedir. Böylece de emperyalist güçler arasındaki kapışma hem daha geniş bir coğrafyaya yayılma eğilimi göstermekte hem de artık mazide kalan “barışçıl” dönemin politikaları bir bütün olarak yerini saldırgan tutumlara terk etmektedir.

Filistin Sorunundaki Gelişmeler ve İki Farklı Çözüm

Emperyalistlerin cehenneme çevirdikleri Ortadoğu’da haritası çıkartılmamış yol kalmadı adeta. Ama yine de bir “çözüm”den söz edilemiyor. Hâlâ, emperyalistler peş peşe “yeni” “yol haritaları” piyasaya sürüyorlar. Emperyalist hegemonya mücadelesinin tarafları, ayrı renk ve tonlarda (!) bir “yol” gösteriyorlar Filistin halkına. Görünürde ise, İsrail Siyonist devletinin Filistin halkının üzerine yağdırdığı bombalardan, yıkılan evlerden, ölen emekçilerden başka bir şey yok.