Navigation

December 2003 tarihli yazılar

Savaş, Devrim ve Faşizm Üzerine

Kapitalist düzenin insanlığı yıkıma götürmesini önlemenin tek ve zorunlu yolu onu yıkmaktan geçiyor. Çelişkileri üreten bu sistem var oldukça krizler, savaşlar, toplumsal yıkımlar ve faşizm de var olmaya devam edecektir. Kapitalizmin ürettiği tüm çelişki ve toplumsal yıkımlara ancak bir proleter devrim son verebilir.

Birleşik Metal İş Merkez Genel Kurulu Üzerine

... biliyoruz ki kongrelerde seçilme kaygısıyla her türlü şey söyleniyor. Ancak işçi sınıfı bunu denetleyecek güçte değilse, bütün söylenenler unutulup gidecektir. İşçiler olarak bizler bunların takipçisi ve denetleyicisi olmak zorundayız. Bunu yapabilmek ancak tabandaki örgütlülüğün gücüne bağlıdır. İleri işçiler ve devrimci unsurlar önümüzdeki dönem sendika şubelerinde güç sahibi olabilmek için bugünden çalışmaya başlamalıdırlar. Örgütlenmelerde, eylem ve etkinliklerde sorumluluk almalıdırlar. Buralarda ortaya koydukları perspektifle önder bir tutum takınmalıdırlar.

YÖK Tasarısı ve Kayıkçı Dövüşü

Burjuvazinin öğrenci gençliğe dönük ideolojik bombardımanının en güçlü panzehiri öğrenci hareketinin başta eğitim emekçileri olmak üzere işçi sınıfıyla el ele vermesidir. Tarih bize güçlü bir sınıf hareketinin varolmadığı koşullarda devrimci bir öğrenci hareketinin de oluşamayacağını göstermiştir. Bugün kavranması gereken en önemli nokta budur. Bu gerçekliği kavrayamayıp sınıf mücadelesinden bağımsız bir öğrenci hareketi düşlemek gibi hoş ama boş hayaller peşinde koşanlar, eninde sonunda ya burjuva liberalizmine teslim olurlar ya da gittikçe marjinalleşmeyle yüzyüze kalırlar. O halde burjuva eğitim sistemine ve onun en gerici ifadesi olan YÖK'e karşı verilecek mücadelenin bağımsızlaştırılmak bir yana öncelikle işçi sınıfının mücadelesiyle bağlarının kurulması gerekiyor.

İşçi Hareketinden: Ekim-Aralık 2003

Türk-İş Genel Kurulu: Sendikal Harekette Teslimiyetin Sembolü

Tarihte sınıf mücadelesi böylesi zor dönemlerle hep karşılaşmıştır. İşçi sınıfı bu zor dönemleri, planlı, sabırlı, kararlı ve örgütlü mücadelelerle atlatabilmiş ve başarılar elde etmiştir. Dünyada yaşanan gelişmeler işçi hareketinin geleceği açısından umut verici ışıklara sahiptir. Türkiye'de yaşanan bu geri durum yanıltıcı olmamalıdır. Fakat başarının altın anahtarının bilinçli ve örgütlü mücadelede gizli olduğu da asla unutulmamalıdır.

İstanbul'daki Saldırıların Ardında Yatan Gerçekler

El-Kaide tarafından üstlenilen ya da onun yaptığı söylenen bombalı saldırılar zincirine İstanbul’da gerçekleşen patlamalar da katıldı. 15 Kasım günü iki sinagoga yönelik saldırıda 25 kişi öldü, 300’e yakın insan yaralandı. Aradan yalnızca beş gün geçmişti ki bu kez Taksim’de Britanya Başkonsolosluğu ve Levent’te HSBC Bankası önünde patlayan bombalar 30 insanın ölümüne, 400’den fazlasının da yaralanmasına yol açtı. Olayların ardından çeşitli ülkelerin yetkilileri, her zaman olduğu gibi demeçler verdiler, terörü lanetleme adına adeta birbirleriyle yarıştılar. Egemen güçlerin yaratmak istediği toz duman bulutu içinde çeşitli yorumlar birbirine karıştı. Fakat hepsinde ortak olan yön, emperyalist ve kapitalist devlet temsilcilerinin bu olayları fırsat bilerek kendi icatları olan bir düşmanın, “uluslararası terör”ün ardına sığınıp hep birlikte masumu oynamaya çalışmalarıydı.

Kapitalizmin Krizleri ve Devrimci Durum

2. Bölüm

Krizler kapitalist üretim tarzının doğasından kaynaklanır

Ekonomik çöküş ve bunalımlar en çok borsada yaygınlaşan istikrarsızlık ve ani düşüşlerle ken

Ulusal Sorun Üzerine Perspektifler

Katalonya’da Ulusal Sorun

13 Temmuz 1931

Bir kez daha İspanya devriminin kapıya dayanan sorunları hakkında.