August 2014 tarihli yazılar


Ebola: Irkçılık ve Devlet Terörü İçin Yeni Bahane

Dünya neredeyse her sene yeni ve korkunç bir salgın hastalık paniği ile sarsılıyor. AIDS, SARS, kuş gribi, domuz gribi gibi salgınların ardından dünyanın yeni korkusu ebola. Şubat ayından bu yana eboladan ölen insanların sayısı 1500’e yaklaştı. İlk kez 1970’li yıllarda görülen, o tarihten bu yana zaman zaman salgın haline gelen ve ölümlere neden olan ebola, bu defa öncekilerden daha çok can aldı.

Sokak Ortasında İşkence Teknolojileri

Son yıllarda dünyanın her yerinde meydanlar ve sokaklar mobese kameraları ile gözlem altına alındı. Telefonlardan e-posta yazışmalarına ve sosyal medyaya kadar insanlar arasındaki iletişim, devletlerin istihbarat teşkilatları tarafından izleniyor. Bu izlemeler için yazılımlar geliştiriliyor, insanlar arası iletişim kayıt altına alınıyor. “Özel hayatın dokunulmazlığı” gibi en temel demokratik ilkeler fiiliyatta çoktan çöpe atılmış durumda.

Ferguson’da Irkçılık, Polis Terörü ve Amerikan Demokrasisi

Amerikan polisi, 9 Ağustosta Missouri eyaletine bağlı Ferguson kasabasında, Michael Brown isimli 18 yaşındaki siyah genci sokak ortasında 6 kurşunla infaz etti. Bu olay üzerine Ferguson halkı sokaklara döküldü ve protesto gösterileri kısa sürede ABD’nin pek çok kentine yayıldı. Göstericilerle başa çıkamayan Demokrat Partili vali, önce sıkıyönetim ilan etti, ardından da ulusal muhafızları yani orduyu göreve çağırdı. Ancak ne sıkıyönetim ilanı, ne ordunun devreye girmesi ve ne de polisin göstericilere uyguladığı aşırı şiddet, protestoların son bulmasına yetti.

Latin Amerika’da Yeni Yükseliş Alâmetleri

Arjantin 13 yıl sonra bir kez daha resmen iflas ettiğini açıklamak zorunda kalmıştır. Hem de, dolaysız biçimde, ta o günlerden kalan borçlar yüzünden. Arjantin’in 2002’de iflasını ilan etmesinden sonra alacaklıların bir kısmı faizlerin düşürülmesi ve vadelerin uzatılması gibi düzenlemelerle borçların yeniden yapılandırılmasını kabul etmişti. Ama alacaklıların diğer bir kısmı bunu kabul etmeyerek sonrasında Arjantin’i ABD mahkemelerine vermişti.

Cumhurbaşkanı Seçimi ve AKP’nin “Yeni Türkiye”si

Bu cumhurbaşkanlığı seçimi esasen on yılı aşkın bir süredir devam etmekte olan ve siyaset alanını belirleyen burjuva kutuplaşmanın yeni bir aşamaya gelişini ifade ediyordu. Tüm kapışma süreci boyunca eski statükonun egemenleri, en çok, AKP’li birinin, özelikle de Erdoğan’ın, cumhurbaşkanlığına çıkmasını engellemeyi kendilerine temel uğraş edinmişlerdi. Şimdi bir anlamda bu yolun sonuna doğru gelinmiş bulunuyor. Erdoğan nihayet yıllardır arzuladığı ve bir spekülasyon konusu olan cumhurbaşkanlığına kavuşmuş durumda.

İş Saatleri Kısaltılsın, Ücretler Yükseltilsin!

İnsanı bedenen ve ruhen tüketen, sosyal hayatı yok eden uzun çalışma saatleri bugün dünya işçi sınıfının yaşadığı en büyük problemlerden biri olarak karşımızda duruyor. 8 saatlik işgünün kâğıt üzerinde durmaya devam ettiği ülkeler de dahil olmak üzere, işçilerin günlük çalışma saati fiiliyatta 12-14 saate çıkıyor.

Kapitalizmin Peydahladığı Yeni Belâ: Bonzai

Kapitalizm toplumun ruh sağlığını bozuyor ve yaşamı çekilmez kılıyor. Ancak bundan kurtulmanın yolu insanların kendilerini uyuşturmasından değil kapitalizme karşı mücadele ederek sorunların asıl kaynağını kurutmaktan geçiyor. İşsizliğin, yoksulluğun, savaşların, sömürünün ve yabancılaşmanın olmadığı bir dünya inşa edildiğinde insanlar için yaşam büyük bir zevk haline gelecektir.

HDP MYK: Silahlı Saldırıyla Diyalog Kurulmaz…

Lice’de ordu tarafından halkın üzerine ateş açılarak Mehdin Taşkın adlı genç Kürt işçinin katledilmesini lanetliyor, konuyla ilgili HDP açıklamasını yayınlıyoruz.

Savaş, Suriyeli Göçmenler ve Milliyetçilik

Mart 2011’de Suriye’de başlayan halk protestoları, yerini bir süre sonra iç savaşa bıraktığında, Başbakan Erdoğan, Esad rejiminin kısa zamanda çökeceğini ve kısa zamanda Şam’daki Emevi Camii’nde namaz kılacaklarını açıklamıştı. Bu heyecanlı ifadenin anlamı açıktı: Kardeşlikten çıkarılıp kalleş ilan edilen Esad’ın kısa sürede alt edilmesiyle Türk emperyalizmi Ortadoğu’daki rüştünü ispat edecek ve Osmanlı hayalleriyle dolu AKP adeta fetih duygusu tadacaktı.

Emperyalizm Yeni Hiroşimalar Hazırlıyor

İkinci Dünya Savaşı sırasında iki Japon kenti olan Hiroşima ve Nagazaki’ye atom bombaları atıldı. Dünya o güne kadar böyle bir toplu katliam, böyle güçlü bir imha silahı, böyle bir cehennem görmemişti. On binlerce insanı bir anda yok eden böyle bir ateş ve duman bulutu da görmemişti. İnsanların üzerine yağan siyah, koyu kıvamlı bir yağmur da görmemişti, parlak bir yaz gününün radyasyon yüklü bulutlarla karanlığa döndüğünü de.

Devletin Cinayet Tapeleri

Türkiye burjuvazisi en temel demokrasi meselelerinde bile adım atmamakta diretmektedir. Bu yüzden Türkiye’de demokratik nitelikteki sorunların çözümü için de işçi sınıfının mücadelesi gerekmektedir. İşçi sınıfının devrimci mücadelesi ise bütün sorunları köklü biçimde çözmenin yegâne yolunu açacaktır.

Kemal Türkler’in Katilleri Hesap Verecek

Tarihte Türk-İş’in uzlaşmacı “partiler üstü ve siyaset dışı sendikacılık” anlayışı nasıl yükselen sınıf hareketiyle aşıldıysa, bugün de sendikal bürokrasinin uzlaşmacılıkla, işbirlikçilikle ve işçi sınıfına ihanetle karakterize olan sendikal anlayışı kırılıp aşılacaktır. Kemal Türkler’in temsil ettiği mücadeleci sınıf ve kitle sendikacılığı başta DİSK olmak üzere sendikalarda hâkim olduğunda, burjuvazinin pek şansı kalmayacaktır. Önemli olan geçmişten ders çıkararak aynı hataları yapmadan devrimci fikirleri işçi sınıfına taşıyacak ve işçi sınıfını nihai hedefe ulaştıracak devrimci örgütlülüğü güçlendirmektir. O vakit Kemal Türkler gibi nice sınıf mücadelesinde yaşamını yitirmiş öncülerin mezarına güzel haberlerle gitmiş olacağız.

Kapitalizm, Beslenme Alışkanlıkları ve Sağlık

Kapitalist sistemde burjuvazi daha fazla kâr için her türlü yol ve yönteme başvurur. Bu amaçla, yeni pazarlar yaratabilmek için yeni “ihtiyaçlar” üretilir ve bu temelde hummalı bir üretim başlar. Kapitalizmde birincil olan kârlılıktır; toplumun ihtiyaçları ise tâlidir. En temel ihtiyaçlardan olan beslenme de, kapitalistler için muazzam bir kâr kaynağı anlamına gelmektedir.

Ortadoğu’ya Barış, Kürtlere Özgürlük!

AKP hükümetinin eli kanlı gerici güçleri desteklemesini engelleyecek, İsrail’le sürdürülen gizli anlaşmaları ve Türkiye burjuvazisinin Ortadoğu’daki kanlı emperyal hesaplarını bozacak olan şey, Türkiye’deki Türk, Kürt vs. tüm işçi ve emekçilerin tepkilerini örgütlü bir şekilde yükseltmesidir.

On Reformism

The political mentality called reformism has debilitated the workers’ movement all over the world and in every period; therefore it has been a subject of deep discussions among Marxist ranks. Beginning with the founders of Marxism, Lenin and other revolutionary leaders analysed the political ...

Marksist Tutum ve IRMT’nin Üçüncü Gazze Savaşına Dair Ortak Açıklaması

İsrailli istilacılarla ve Hamas (ve FKÖ-Fetih) zalimleriyle ve onların bölgesel ve uluslararası mutemetleriyle mücadele etmenin tek gerçek yolu, kitleleri silahlandırmak ve Arap, Yahudi, Kürt, Türk, İranlı ve diğer işçileri biraraya getirecek bir üçüncü kampın inşası için çalışmaktır. Bu şüphesiz uzun erimli bir hedef gibi gelecektir, fakat kapitalizmi yıkmanın ve sosyalist bir toplum inşa etmenin kısa yolu olamaz.

Joint Statement of Marksist Tutum and IRMT on the Third Gaza War

The only genuine way to fight the Israeli invaders and the oppressors of Hamas (and PLO-Fatah) and their regional and international paymasters is to arm the masses and work towards building a third camp made up of Arab, Jewish, Kurdish, Turkish, Iranian and other workers. This will no doubt sound like a long-term aim – but there can be no short-cut to overthrowing capitalism and building a socialist society.

İsrail Yine Katlediyor

Batı Şeria’daki Gush Etzion yerleşim biriminde üç Yahudi yerleşimci gencin Hamas tarafından öldürüldüğünü iddia ve bahane eden İsrail, 8 Tem­muzda Gazze’ye denizden ve havadan füze ve bomba yağdırmaya başladı. İsrail’in “Koruyucu Hat Operasyonu” adını verdiği bu katliam, 17 Temmuzdan bu yana kara harekâtı ile devam ediyor.

Yüz Yıl Sonra Dünya Savaşının Akla Getirdikleri

28 Haziran 1914 günü Avusturya-Macaristan İmparatorluğunun veliaht prensi Franz Ferdinand eşiyle beraber Saraybosna’da bir suikastle öldürüldü. Suikastı gerçekleştirenler Sırp ordusunun subaylarınca örgütlenen Sırp milliyetçileriydi. Zamanın büyük devletlerinden biri sayılan bir devletin veliaht ...

Cangıla Dönüşen Kapitalist Kent İnsanlığı Boğuyor

İnsanın uygarlaşmasının sembolü olan kent, kapitalist sistemde tam anlamıyla bir cangıla dönüşerek insanlığı boğuyor. Çoğunlukla dikey bir şekilde büyüyen, yeşil alanların saksıda çiçek gibi kaldığı, karmaşanın hüküm sürdüğü beton bloklu labirentlerde milyarlarca insan ömür tüketmekte.

Marxist ATTITUDE home page Reload and refresh