July 2014 tarihli yazılar


IŞİD ve Emperyalist Savaşın Kıskacındaki Ortadoğu

Ortadoğu birçok kangrenleşmiş sorunla boğuşmaktadır ve bu sorunları gerçek anlamda çözecek olan işçilerin devrimci mücadelesidir. Filistin ve Kürt sorunu gibi ulusal sorunların kalıcı ve halkların yararına biçimde çözülmesi, Sünni ve Şii halklar arasındaki çatışmalar başta olmak üzere her türlü ...

İspanya’da Sarsılan Burjuva Krallık ve Cumhuriyet Talebi Üzerine

Geçmişten günümüze sarkan demokratik sorunları küçümsemek doğru değildir kuşkusuz. Ne var ki bu sorunlara kapsamlı, tutarlı ve kalıcı çözümler üretme yeteneğindeki tek sınıfın devrimci proletarya olduğunu asla akıldan çıkarmamak gerekir. Bugün dünya kapitalizmi emekçilere kriz ve emperyalist ...

Dünya Kupası Protestoları ve Brezilya’da “Sol” Hükümetin Cibilliyeti

Brezilya’da düzenlenen 2014 Dünya Kupası, grevler ve protesto gösterileri eşliğinde başladı. Bu Dünya Kupası, sadece kupaya katılan ülke takımlarının ve futbolcuların performansları, atılan goller, maçlarda alınan sürpriz sonuçlar ya da kupanın final maçıyla anılmayacak. Brezilya işçi sınıfının ve yoksul kitlelerin gerçekleştirdikleri grevler ve protesto gösterileri kupaya damgasını vurmuştur. Bu protestolar, işçi ve emekçilerin öncelikleri ve çıkarlarıyla egemen sınıfın öncelik ve çıkarlarının uzlaşmaz bir karşıtlık içinde olduğunu net bir biçimde ortaya koymuştur.

12 Eylül Davası Sonuçlandı, 12 Eylül’ün Hesabı Sorulmayı Bekliyor!

Marksist Tutum sayfalarında 12 Eylül’ün hesabının kapanmadığı defalarca yazıldı. Bu gerçek değişmiş değildir. Aradan geçen 34 yıl, işçi sınıfının içinde bulunduğu örgütsüzlük ve dağınıklık, kapitalist sömürü düzeninin 1980’den bu yana bu topraklardaki görece istikrarı, burjuvaziye rahat bir soluk aldırdı. Ancak bu soluğun kesileceği, kapitalist sınıfın yaptıklarının sonsuza kadar yanına kâr kalmayacağı açıktır. İşçi sınıfı, büyük önderi Marx’ın “tarih sınıf savaşımları tarihidir” diyerek ortaya koyduğu gerçeğin dipdiri bir tarafı olmaya devam ediyor. İşçi sınıfı bu savaşta öne çıkmak için güç biriktirmeye devam ediyor. İşçi sınıfının tarihsel görevlerine odaklananlar 12 Eylül’ün hesabının gerçek anlamda sorulacağına dair inançlarını ve mücadelelerini büyütmeye devam ediyorlar.

15-16 Haziran Ruhuyla Mücadeleyi Büyütelim

Türkiye işçi sınıfı hareketinde hem bir dönüm noktası hem de doruk noktası olan 15-16 Haziran direnişinin üzerinden 44 yıl geçti. Aradan yıllar geçmesine rağmen 15-16 Haziran 1970’te işçi sınıfının ortaya koyduğu bu büyük eylem henüz aşılmış değildir. Özellikle kapitalizmin içine girdiği küresel kriz ve kızışan emperyalist savaş koşullarında, işçi sınıfının militan mücadelesinin böylesi önemli deneyimlerini sınıfın hafızasında canlı tutmak son derece önemlidir.

Cumhurbaşkanı Seçimine Giderken

İşçiler ve emekçiler ağır saldırılarına maruz kaldıkları AKP’den de Erdoğan’dan da kurtulmalıdırlar. Ancak bu, burjuvazinin dayattığı politikalarla, kişilerle ve yöntemlerle değil, birleşen işçi ve emekçilerin sillesiyle yapıldığı zaman gerçek anlamına kavuşabilir. Aksi takdirde yeni gelen burjuva iktidarlar, başbakanlar, cumhurbaşkanları, benzer saldırıları sürdürmeye devam edeceklerdir. Bu seçim TC’nin en üst makamına oturacak şahsın belirleneceği bir seçimdir ve o koltuğa İhsanoğlu da otursa Erdoğan da otursa, öncelikli görevi düzenin bekasını sağlamak olacaktır. Dolayısıyla işçi ve emekçi kitleler, Erdoğan’ın diktatörlüğüne hayır demekle yetinmeyip, bu baskı ve sömürü düzeninin başka bir temsilcisi olan İhsanoğlu’na da hayır demelidirler. Bu noktada HDP adayı Selahattin ...

Gazze İsrail Bombardımanı Altında

Filistin halkının tek gerçek dostu, dünyanın tüm ülkelerindeki işçi ve emekçilerdir. İsrail devletine geri adım attıracak olan da ancak bu gücün ortaya koyacağı güçlü enternasyonalist tepki olabilir. Tüm sendikalara, işçi örgütlerine, sosyalist örgütlere düşen görev, bu birleşik tepkiyi ...

Seçim Yaklaşırken AKP’nin “Çözüm” Oyunu

Kürt sorununun demokratik çözümü, Kürt halkının kendi kaderini tayin hakkının, ayrılma hakkı da dahil olmak üzere sınırsız ve koşulsuz bir şekilde tanınmasından ve Kürt halkının vereceği karara saygı duyularak bunun hayata geçirilmesinden geçmektedir. Tepede yapılan geçici anlaşmalarla, kültürel hakların tanınmasıyla vb. sınırlı yarım yamalak adımlar sorunun çözülmesine değil uzayarak bir üst düzeyde yeniden ve yeniden patlak vermesiyle sonuçlanmaya mahkûmdur. Dayatmalar, baskılar, engeller birliği değil ayrılığı körükler. Halkların ve işçi sınıfının birliği ise ancak gerçek anlamda gönüllü birliğin koşulları yaratılırsa sağlanabilir.

Kapitalizm Bir Suç Bataklığıdır

Trajik biçimde işlenen suçlar, toplumsal çürümenin en açık biçimde sergilendiği durumlardır. Cinayetler, tecavüzler, işkenceler ve benzeri zorbalıklar hem tek tek insanlarda hem de toplumlarda haklı olarak infial uyandırır, öfkeleri kabartır. Toplumun geniş kesimleri bu suçların en ağır biçimde cezalandırılmasını ister ve bekler. Bu tür cezalarla da, bir yandan kabaran öfkeler dindirilirken diğer yandan da bu cezalardan ibret alınarak bu suçların ortadan kalkması, en azından azalması umulur. Çünkü toplumun geniş kesimlerinde suçlulara verilecek bu ağır cezalarla sorunların çözülebileceğine dair bir kanı hâkimdir.

Sefalet ve Savaşlar Turistik Metaya Nasıl Çevrilir?

Putin’in Rusya’sı; Yunanistan ve euronun krizi; Mandela’nın mirası; savaştan bağımsızlığa Kosova; Bosna ve Sırbistan; Londra ve finansal kriz; dünyanın en yalıtık ülkesi Kuzey Kore; Gürcistan: Özgürlük rüyasının sonu; Kuzey İrlanda: barışa giden yol; büyüyen ve değişen Çin; İsrail ve Filistin; bağımsızlık yolunda İskoçya; Erdoğan ve Anadolu Kaplanları; devrimden sonra Libya… Sıralanan bu başlıklar politik makale başlıkları değil. Bunlar turistik turların isimleri.

Ortadoğu’daki Savaşın Alevi Sorununa Yansımaları

Türkiye’de Alevi ve Sünni emekçiler bundan önce defalarca karşı karşıya getirilmiş, tuzaklara düşürülmüş, burjuvazinin çıkarları uğruna büyük yıkımlar yaşamışlardır. Alevi emekçilerin mezheplerinden dolayı yaşadıkları trajedilerin haddi hesabı yoktur. Oysa Aleviler de tüm dini gruplar gibi kendi inançlarının gereklerini kendi belirledikleri gibi yaşama hakkına sahip olmalıdır. Kimsenin dini inançlarının gereğini yerine get