Navigation

January 2014 tarihli yazılar

Dershanelerden Özel Okullara Eğitim Sistemi

Cemaat ile AKP arasında dershaneler üzerinden yürüyen kavganın ardından 2 Aralıkta yapılan Bakanlar Kurulu toplantısında dershanelerin kapatılması konusunda izlenecek politika belirlendi. Buna göre Ocak ayında konuyla ilgili yasa taslağı Meclis’e gelecek. Dershanelere 2 yıl süre verilecek. Dershanelerin bu süre zarfında özel okula dönüştürülmesi için gerekli hazırlıkları tamamlamaları gerekiyor. 2015-2016 eğitim-öğretim dönemi öncesinde hazırlıklarını bitiremeyen dershanelerin durumu tekrar değerlendirilip çeşitli teşvikler sunulacak.

Mandela ve Güney Afrikalı Emekçilerin Mücadelesi

Güney Afrika’da ırkçı apartheid rejimine karşı yürütülen özgürlük mücadelesinin simgeleşen önderlerinden Rolihlahla Nelson Mandela 5 Aralıkta hayatını kaybetti. 95 yaşındaki Mandela’nın ölümü, apartheid rejiminin korkunç anıları halen hafızalarından silinmemiş olan Güney Afrika halkının yanı sıra, başta Filistin olmak üzere dünyanın pek çok bölgesindeki ezilen halklarda büyük bir üzüntüye yol açtı. Ancak Mandela için gözyaşları dökenler sadece emekçiler ve ezilen halklar olmadı.

HDP İstanbul Adayları Halkla Buluştu

Halkların Demokratik Partisi İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve ilçe eş başkan adayları, 26 Ocakta Şişli Meydanı’nda düzenlenen mitingle tanıtıldı. Mitinge HDK bileşenleri, HDP Milletvekili Levent Tüzel, BDP İstanbul İl Eş Başkanları Emrullah Bingül ve Arife Çınar, BDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Filiz Koçali, HDP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayları Sırrı Süreyya Önder ve Pınar Aydınlar ile ilçe belediye başkan adayları, çeşitli demokratik kitle örgütleri ve UİD-DER katıldı.

Sendikal Hareketin Krizi

Geçtiğimiz haftalarda gerçekleşen Hava-İş kongresinde THY yönetiminin ekibinin seçilmesi, hemen sonrasında ise Hak-İş’e bağlı Hizmet-İş’te büyük bir yolsuzluğun patlak vermesi sendikal hareketin vahim durumunu yeniden gündeme getirdi. Uzun bir dönemdir Türkiye’de sendikal hareket krizdedir ve bu kriz hâlâ aşılabilmiş değildir. Sendikalar giderek daha fazla bürokratlaşmış, üst bürokrasi burjuvaziyle ve burjuva hükümetlerle daha fazla iç içe geçmiş, yozlaşma ve yolsuzluk alıp başını gitmiştir. Şaşırtıcı olmayan bu son gelişmeler sendikal krizin giderek derinleştiğinin de bir başka ifadesidir.

Orta Afrika Cumhuriyeti’nde Neler Oluyor?

Kapitalizmin krizinin derinleşmesiyle emperyalistler arası rekabet kızışmakta ve nüfuz alanlarını yeniden paylaşmak üzere yürütülen savaşlar dünyanın pek çok bölgesine yayılmaktadır. Afrika’nın pek çok ülkesi de emperyalistlerin pazar ve hegemonya savaşının bir alanıdır. Emperyalistler tarafından bölgedeki halklar arasında etnik ve dinsel ayrımlar kışkırtılmakta ve yıllarca birlikte yaşayan halklar vahşice birbirlerine boğazlatılmaktadırlar.

Kapitalizmde Yaşlılara Yer Yok!

Dünya nüfusunun yaşlanması başta Avrupa olmak üzere gelişmiş kapitalist ülkelerin burjuvazisini derinden kaygılandırıyor. Doğum oranlarının düşmesi ve ortalama ömrün uzaması, yaşlı nüfusun oranının giderek artmasına yol açıyor. 2000’lerin başında 600 milyon olan 60 yaş ve üstü nüfusun, 2050’de 2 milyara çıkması bekleniyor.Bu durum, sömürecek taze işgücüne ihtiyaç duyan ve yaşlı bakımı, emekli maaşları, sağlık giderleri gibi harcamaları tümüyle çalışanların sırtına yıkmak isteyen burjuvazi için tehlike çanlarının çalması anlamına geliyor.

Viyana’da Faşistlerin Balosu Protesto Edildi

Faşist Avusturya Özgürlük Partisi öncülüğünde her yıl düzenlenen ve 24 Ocak Cuma gecesi Avusturya sermaye devletinin yönetim merkezi sayılan tarihi Hofburg Sarayında gerçekleştirilen “Viyana Akademiker Balosu”, Alman, Avusturyalı ve göçmen devrimcilerin ve anti-faşistlerin hışmına uğradı.

İstanbul’da Rojava’ya Destek Mitingi

Suriye’de süren iç savaşa çözüm arayışları kapsamında, 22 Ocakta, İsviçre’nin Montrö kentinde “Cenevre-2” toplantılarına yapılacak. Emperyalist güçlerin, Suriye rejiminin ve muhalif güçlerin katılacağı bu toplantıya, Kürtler kendi kimlikleriyle katılmayı talep ediyorlar. Toplantıya, Rojava halklarının kendi kimlikleri ve statüleriyle katılmasını talep eden on binlerce kişi, 18 Ocakta, Diyarbakır ve İstanbul Kadıköy’de buluştu. İstanbul’da BDP İl Örgütü’nün çağrısıyla düzenlenen miting, Haydarpaşa Numune Hastanesi önünden yürüyüşle başladı.

Hrant Dink Katledilişinin 7. Yılında Anıldı

Hrant Dink ölümünün 7. yılında, katledildiği Agos Gazetesinin önünde binlerce kişinin katılımıyla anıldı. Taksim Meydanı ve Gezi Parkı’nın etrafı polis tarafından bariyerlerle kapatıldığı için kitle Talimhane’de toplanarak Agos Gazetesi’ne doğru yürüyüşe geçti. Çeşitli pankart ve dövizlerin de taşındığı yürüyüş boyunca, “Faşizme İnat Kardeşimsin Hrant”, “Hepimiz Hrant’ız, Hepimiz Ermeniyiz”, “Yaşasın Halkların Kardeşliği!” sloganları atıldı. Sabaha karşı Roboski Köyü’ne yapılan baskın “Roboski Halkı Yalnız Değildir!” sloganıyla protesto edildi. Anma yürüyüşüne, çeşitli demokratik kitle örgütlerinin yanı sıra UİD-DER’li işçiler de katıldılar.

Marxist Attitude On the Question of European Union

European Union in Reality

Imperialist unions cannot be permanent

There have been several imperialist unions on different levels since the beginning of the twentieth century and formation of such unions today is

Tayland’da Burjuva Kapışma

Tayland’da Kasım ayında başlayan hükümet karşıtı protestolar, bir ay içinde milyonların katıldığı eylemlere dönüştü. Başbakan Yingluk Şinavatra’nın istifasını isteyen kitleler, bakanlık binalarını işgal etti. Polisle protestocular arasında haftalarca süren çatışmalar, Aralık ayı ortasında zirveye ulaştı. Hükümet, önümüzdeki Şubat ayında erken seçime gitme kararı aldı. Protestoların şiddeti azalmakla birlikte, erken seçim kararı muhalefeti tatmin etmedi. Yaşananları yerli yerine oturtmak için Tayland’ın sosyo-ekonomik yapısına ve yakın tarihine kısaca göz atalım.

Cemaat-Erdoğan Kapışmasının Arkaplanı

Türkiye yeni bir politik krizle sarsılıyor. İstifa ettirilen bakanlar, hapse atılan bakan çocukları, adeta kilitlenen hükümet-yargı-kolluk işleyişi, televizyon ekranlarından ve meydanlardan yükselen beddualar, ayakkabı kutularında saklanan milyon dolarlar, uluslararası para aklama trafiği, İran bağlantıları, Amerikan elçisine açıktan “çek git” diyen hükümet yanlısı gazete manşetleri vs. Tüm bunlar ortada büyük bir politik çatışmanın yürüdüğünü gösteriyor.

Gezi Sürecini Doğru Okumak

Gezi süreci üzerine sosyalistler arasında epeyce tartışma yürümüş durumda. Bu tartışmaların ve yazılıp çizilenlerin ağırlık noktasını Gezi hareketinin niteliğinin analiz edilmesi ve açığa çıkan enerjinin devrimci muhalefet kanallarına aktarılması meseleleri oluşturdu. Herkes kendi sınıfsal ve siyasal meşrebine uygun tahlillerde bulundu. Hareketin devam ettiği süreçte eylem sarhoşluğundan gözleri körleşen küçük-burjuva sosyalizminin değişik fraksiyonları, ortalık durulmaya ve protesto gösterileri yükseldiği hızla geri çekilmeye başladığında bir süre daha dalgayı devam ettirmeye uğraştılar. Bugün gelinen noktada bunun çok da mümkün olmadığını “hissetmeye” başlamış durumdalar, ama halen süreçten gerçek anlamda ders çıkartmak yönünde ciddi bir değerlendirmeye rastlamak zordur. Sadece kimi çevrelerin “sürecin çok abartıldığı” yönündeki utangaç ve tutarsız eleştirileri söz konusudur.

Marx, Cumhuriyetçilik ve Kemalist TKP

SİP-TKP’nin önde gelen isimlerinden Kemal Okuyan, burjuva cumhuriyetin 90. yıldönümü kutlamalarının yapıldığı 29 Ekimde, “Marx Cumhuriyetçiydi” başlıklı bir yazı kaleme aldı. Daha yazının girişinde Okuyan şöyle diyor: “Marx’ın ABD’deki Cumhuriyetçilerin destekçisi olduğunu bilir misiniz? Bush’un partisinin yani…” Marx önce Cumhuriyetçi Parti yanlısı ilan ediliyor, sonra da kaşla göz arasında ABD emperyalizminin azılı temsilcisi Bush gibilerin destekçisi gibi gösteriliyor. Peki bir buçuk asır öncesine ait bir meseleye dair herhangi bir not düşülmeden, bodoslamadan Marx’ın, Cumhuriyetçiliğin ve Bush’un yan yana dizilmesinin amacı nedir?

Ekim Devrimine Dair

Kapitalizm derin bir sistem bunalımı içinde ve dünya genelinde emekçi kitlelere tatminkâr bir hayat sunamıyor. Bunalımın belirtileri olarak yoksulluk, toplumsal eşitsizlik, baskı artıyor, militarizm yükseliyor. Bu temelde kitlelerin düzenden hoşnutsuzluğu belirgin biçimde artıyor ve dünyanın dört bir yanında patlak veren kitle isyanlarının da gösterdiği üzere, sınıf mücadelelerinin kızışmaya başladığı yeni bir devrimci dönem açılmış bulunuyor.

Kapitalizm Kadına Şiddeti Körüklüyor

Kadına yönelik şiddetin giderek yaygınlaştığı dünyada ve Türkiye’de, 25 Kasım “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele ve Uluslararası Dayanışma Günü”, bu yıl da çeşitli kadın örgütlerinin ve sosyalist çevrelerin eylemlerinin yanı sıra kadınlara uygulanan şiddet haberleriyle de gündemdeydi. Çeşitli eylemlerin yapıldığı hafta boyunca, basına pek çok dehşet verici vaka yansıdı. 25 Kasım tarihinin mücadele günü olarak seçilmesine vesile olan Mirabel Kardeşler’in katledilmesi gibi…

AKP’nin “Kadın İstihdam Paketi”

AKP hükümeti, Türkiye kapitalizminin kısa ve uzun vadeli ihtiyaçları doğrultusunda işgücü piyasasını yeniden düzenliyor. İşgücünün daha da ucuz hale getirilmesi ve esnekleştirilmesi için atılan adımların önemli bir ayağını da kadın işgücünün kullanımının ve kadının toplumsal rolünün düzenlenmesi oluşturuyor. Bu amaç doğrultusunda hazırlanan Kadın İstihdam Paketi’nin yerel seçimlerden önce Meclis’ten geçirilmesi planlanıyor.