September 2013 tarihli yazılar


Küçük-Burjuva Sosyalistlerin “Gezi Komünü”

Sosyalist hareketin büyük çoğunluğu, hep bir ağızdan “Gezi” protestolarını anti-kapitalist bir hareket olarak nitelendiriyor. Sınıf mücadelesinin verili koşullarıyla hiçbir şekilde örtüşmeyen ve hayal âleminin ürünü olan bu değerlendirmeyi, daha beter ve daha “uçucu” tahliller ve benzetmeler izliyor. “Gezi”yle birlikte yepyeni bir toplum doğduğunu müjdeleyenler mi istersiniz, devrimin göz kırptığını ve “Gezi”nin eşsiz bir komün olduğunu söyleyenler mi istersiniz, sosyalistlerin gövdesini oluşturduğu parklardaki forumlardan sovyet tipi iktidar organları çıkartmaya çalışanlar mı istersiniz, hızını alamayıp “Gezi” ve Paris Komünü arasında benzerlikler kuranlar mı istersiniz… Düşler “gezi”sinin çıfıt çarşısında yok yok!

TC’nin Irkçı Soy Kodları

Yaşadığımız topraklarda İttihatçılar döneminde başlayıp Kemalizmle devam eden etnik ve dinsel mühendislik politikasının özü halen değişmiş değildir. Hükümetler değişse de inkârcı, asimilasyoncu Türkleştirme-Sünnileştirme politikası devir teslim ediliyor. AKP de ırkçı, asimilasyoncu devlet geleneğini devralmıştır.

Dünya Ekonomisini Kimler Kontrol Ediyor? /2

Kapitalizm küreselleştiği ölçüde dünya ekonomisini çok daha organik bir bütün haline sokarak ve krizleri de küreselleştirerek sistemin kırılganlığını iyice arttırmakta, diğer yandan da işçi sınıfının mücadelesini küreselleştirmekte ve dünya devriminin nesnel koşullarını hazırlamaktadır. Son yıllarda Latin Amerika’dan Avrupa’ya, Arap coğrafyasından Asya’ya kadar dünyanın her yerinde patlamalarla kendini açığa vuran toplumsal hareketlerin yayılma ve birbirlerinden etkilenme hızı, bunun apaçık kanıtıdır. Burjuva uzmanların yapmaya çalıştığı gibi, kapitalist işleyişte onun asla sahip olmadığı ve olamayacağı bir rasyonalite aramak boşunadır. Bu yüzden de tek çare, kapitalist sistemi yıkıp tarihin çöp sepetine atmaktır.

Futbol, Taraftar Grupları, Siyaset

Tüm başka sosyal konularda olduğu gibi futbol ve taraftarlığı konusu da işçilerin sağlıklı sınıf örgütlenmelerinde bir araya gelmelerinin ne kadar yakıcı bir mesele olduğunu bize anlatıyor. İşçilerin sınıf çıkarlarına aykırı tutumları benimsemelerinin bir aracı haline getirilmiş olan futbolun işçi sınıfı üzerindeki yıkıcı etkilerini ortadan kaldırmanın başka bir yolu yok çünkü. Örgütlenen ve sınıf bilincine sahip olmaya başlayan işçilerin her toplumsal konuda olduğu gibi futbol ve taraftarlığı konusundaki tutumu da bugün rastladıklarımızdan başka olurdu.

Mısır’da İsyan, Darbe ve Zorunlu Dersler

Mısır’daki son isyan dalgası ve arkasından gerçekleşen askeri darbe, birçok dersi içerisinde barındırıyor. Sosyalist çevreler tarafından yapılan kimi değerlendirmeler ise, devrimden ne anlaşılması gerektiği, darbelere karşı tutum, ordunun sınıf doğası, kendiliğinden hareketlerin öneminin yanısıra zaafları ve sınırlılıkları, burjuvazi içindeki hegemonya kavgası, yürüyen emperyalist paylaşım kavgasının iç siyasete yansımaları ve emperyalist komplolar gibi konularda ciddi kafa karışıklıkları olduğunu ortaya koyuyor. Türkiye’de önümüzdeki dönemde sertleşeceği kesin olan hem burjuvazi içi kapışmanın hem de proleter sınıf kavgasının önümüze koyduğu görevleri doğru kavramak bakımından Mısır’da yaşananlar önemli ipuçları veriyor.

HDK Yerel Seçim Deklarasyonunu Açıkladı

Hakların Demokratik Kongresi, 9 Eylülde yaptığı basın toplantısı ile Mart 2014’te yapılacak yerel seçimlere nasıl gireceğini açıkladı. Buna göre HDK seçimlere Kürt illerinde bileşenlerinden BDP ile, batıda ise HDP ile girecek.

AKP’nin Körüklediği Polis Terörü Bir Can Daha Aldı

AKP’nin her türlü toplumsal muhalefeti daha doğmadan boğma gayretkeşliği bir can daha aldı. Gezi protestoları sırasında beş kişiyi katletmiş olan devlet, şimdi de Hatay’da bir genci katletti. ODTÜ’de ağaç katliamına neden olacak yol yapımına karşı geliştirilen direnişe destek vermek ve polis saldırısını kınamak amacıyla Türkiye’nin çeşitli kentlerinde olduğu gibi Hatay’da da protesto gösterileri gerçekleştirildi. 10 Eylülde yapılan gösteriye polis her zaman olduğu gibi bu kez de gaz ve tazyikli suyla saldırdı. Bu saldırı esnasında 22 yaşındaki Ahmet Atakan hayatını kaybetti.

Ergenekon Kararları ve İbret Manzaraları

Bizlerin burjuva mahkemelerin hukuksuzluğunu, adaletsizliğini, anti-demokratikliğini, sahtekârlığını görmek için Ergenekon davasına bakmamız gerekmiyor; zira bu “hukuk” aracılığıyla sosyalistlere, Kürtlere, düzen muhaliflerine ve yoksul halk kesimlerine çektirilen eziyet apaçık ortadadır. Ama “demokrasi” lafını ağzından düşürmeyen ikiyüzlülerin, örneğin üç bine yakın insanın “terör örgütü üyeliği”nden onlarca yıla varan hapis cezalarıyla yargılandığı KCK davası karşısında takındıkları tutumlar da ortadadır. Dolayısıyla bütün bu gerçekliğe gözlerini ve kulaklarını kapatmayı tercih edip, darbeci generallerin ve onların şakşakçılığını yapan profesörlerin, gazetecilerin, kısacası düzenin “saygın” temsilcilerinin başına gelenler karşısında feveran eden ikiyüzlüler sürüsüne en ufak prim bile ...

Suriye’ye Emperyalist Müdahale ve Türkiye’nin Rojava Korkusu

Hükümet Kürtlerin taleplerine dair herhangi bir somut adım atmadı henüz. Anadilde eğitim ve seçim barajının düşürülmesi konusunda ayak diriyor, Kürtleri oyalıyor. Ancak daha önce de söylediğimiz gibi Türkiye’nin bu oyalama taktiklerinin işe yaramayacağı bir süreçten geçiyoruz. Kürtler belki de son bir yüzyıldır konjonktürel olarak en güçlü oldukları dönemden geçiyorlar. Bunun somut göstergelerinden birisi, son olarak 25 Kasımda toplanacağı duyurulan Kürt Ulusal Kongresidir.

Dünya Ekonomisini Kimler Kontrol Ediyor?

Lenin’in emperyalizmi kapitalizmin en üst aşaması olarak tahlil etmesinin üzerinden 100 yıla yakın bir süre geçti. Ondan önce de Marx başta Kapital olmak üzere çeşitli çalışmalarında sermayenin merkezileşme eğilimini toplumsal sonuçlarıyla birlikte ortaya koymuş, kapitalizmin dünya pazarını nasıl yarattığını anlatmış ve bunun tekelleşmeyle başbaşa gittiğini vurgulamıştı. Geçen yıllar boyunca kapitalizmin gösterdiği gelişim Marx’ın ve Lenin’in tahlillerini fazlasıyla doğrulamış, en büyük mali sermaye gruplarından oluşan birkaç yüz şirket dünya ekonomisine yön verir hale gelmiştir. Üstelik de insanlığın çoğunluğunun sefaleti, artan yoksulluk ve işsizlik, çevre felaketleri ve savaşlar pahasına.

Jones Ana

Bölüm 24 - 1919 Çelik Grevi

Jones Ana'nın özyaşamöyküsünün 24.bölümü

Marxist ATTITUDE home page Reload and refresh