Navigation

November 2012 tarihli yazılar

Ulus-Devletten Emperyalistleşen Ulus-Devlete ve AKP

Erdoğan’ın empoze etmeye çalıştığı, dincilikle milliyetçiliği kaynaştırmaya çalışan bir ideolojidir. Peki ama bunu neden yapıyor Erdoğan? Çünkü “dinci oylar” onu başkanlığa taşımaya henüz yetmiyor da ondan! O nedenle de şimdi Erdoğan, kafası Türkçülükle, milliyetçilikle bulandırılmış olan MHP seçmenlerinin oylarına göz dikmiş durumdadır. Dolayısıyla, Erdoğan’ın milliyetçi söylemlerinin dozunun giderek daha da artacağını şimdiden söyleyebiliriz. Onun süreç boyunca bir taktik olarak başvuracağı demokratlık gösterileri, büyük bir ihtimalle gene de bir parantez olarak kalacaktır!

From Colonialism to Imperialism

Formation of monopolies and transition period to imperialism

Transformation of the tendency of capitalist expansionism from colonialism to imperialism involves a certain historical process. In the last period of this process a huge quantitative expansion in capitalist colonization is observed because of the reasons mentioned above. Thus, those years of formation of imperialist expansionism appear as if the peak of colonialist expansionism. This was just a transition period.

From Colonialism to Imperialism

Colonialist expansion and change

The word colony in European languages means place for settling in another country in order to tie it to the metropolitan country. And Colonialism means seizing new lands, colonialist expansion. Under capitalism, colonization was realized particularly in geographical discoveries and conquest of overseas lands in the period of commercial capitalism (mercantilism) between 16th and 18th century.

From Colonialism to Imperialism

CHAPTER ONE

Chavez’e Endeksli Bir Sosyalizm Hikâyesi

14 yıldır her seçimde, Chavez’i desteklememenin burjuvaziyi desteklemek anlamına geldiğini vaaz eden, Chavez’i devrimci bir lider olarak alkışlayıp melanetin kaynağını bürokraside gören reformistlerse, emekçi kitleleri Chavez’in kuyruğuna takmaya çalışmayı sürdürüyorlar. İşçi hareketinden gelen ve son seçimlerde başkanlığa adaylığını koyan Orlando Chirino gibi sosyalistleri ise burjuvazinin değirmenine su taşımakla suçlayarak aforoz ediyor ve dolayısıyla seçimlerde devrimci alternatifleri saf dışı bırakıyorlar. Yıllardır Chavez’e kan veren bu reformist cephe, gerçekte proleter devrimin önündeki en büyük engel haline gelmiştir.

Kolombiya Devleti Gerillalarla Müzakere Masasına Oturuyor

Dünyanın her yerinde olduğu gibi, Kolombiya’daki siyasal denklemde de asıl eksikliği duyulan işçi sınıfının enternasyonalist devrimci örgütlülüğüdür. Orta ve Güney Amerika işçi sınıfını birleştirecek güçlü bir enternasyonalist devrimci örgütlülük yaratılabilirse, yoksul köylülük ve ezilen azınlıklar da işçi sınıfı nezdinde sağlam bir müttefik ve sorunlarının gerçek çözümlerini bulacaktır. Bölge ülkelerini kucaklayacak bir işçi devrimi ABD emperyalizmini, uyuşturucu pisliğini, mafyayı ve paramiliter faşist çeteleri altedecektir.

Yeni YÖK Yasa Tasarısı

12 Eylül askeri faşist darbesinin üzerinden 32 yıl geçmesine rağmen darbenin hesabı sorulmadığı gibi, başta 12 Eylül anayasası ve faşist darbenin yarattığı birçok kurum hâlâ ayakta durmaya devam ediyor. Bunlardan birisi de faşist rejimin düşünmeyen, sorgulamayan, bilimsellikten yoksun nesiller yetiştirmek, gençleri siyasetin ve devrimci mücadelenin dışında tutmak ve burjuva ideolojisini kolayca empoze edebilmek için oluşturduğu YÖK’tür.

Cumartesi Anneleri 400 Haftadır Kayıplarını Arıyorlar

İşkenceyle katledilerek gözaltında kaybedilen evlatlarının ve yakınlarının hesabını sormak için 17 yıldır eylemlerini devam ettiren Cumartesi Anneleri, 24 Kasım Cumartesi günü 400. kez bir araya geldiler. Hasan Ocak’ın 1995 Martında kaçırılarak gözaltında katledilmesinin ardından her Cumartesi Galatasaray Meydanı’nda eylem gerçekleştirmeye başlayan ve kendileri de her türlü polis terörüne maruz kalan anneler, tam 400 haftadır kaybedilen yakınlarının hesabını soruyorlar.

From Colonialism to Imperialism

Controversial Issues on National Question

In From Colonialism to Imperialism Elif Çağlı examines the prevailing misconceptions of imperialism and their consequences which meant distortion of Marxism leading to crippling of proletarian revolutionary struggle. She demonstrates that this distortion starts with equating colonialism and imperialism and leads to separation of anti-imperialist struggle and struggle for proletarian revolution against capitalist system, to reduction of anti-imperialist struggle to a mere question of "national independence", to emergence of extremely false theories in the example of "neo-colonialism".

Yeni Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu

Anlaşılan o ki sendikalar son ana kadar hükümetin yetki krizi konusunda kendilerine bir “güzellik” yapacağı umudunu korumuşlardır. Adı konmamış bir anlaşmanın gereği olarak da bu umuda karşılık “kısık sesli protestoları” tercih etmişlerdir. İşçi sınıfının örgütsüz olduğu, militan sınıf sendikacılığı anlayışının güçlü olmadığı böyle bir dönemde daha fazlası da beklenemezdi zaten.

Rantsal Dönüşüm Devam Ediyor

Kapitalist gelişmenin doğayı ve insanlığı dikkate almadan yapılandırdığı şehirler, insanca bir yaşam için uygun olmadığı gibi, “doğal” felâketlerde kayıplara sebep olma riskini de taşıyorlar. Başta İstanbul’da olmak üzere işçi ve emekçiler için sağlıklı barınma alanları yaratmak büyük bir ihtiyaç olarak kendini dayatmaktadır. Ancak “kentsel dönüşüm” projelerinin bu amaca hizmet etmediği, etmeyeceği kesindir. Bu yüzden yıkımlara karşı mücadele yürütmek gerekiyor, ama tekil ve dağınık mücadelelerle başarı kazanmak mümkün değildir.

From Colonialism to Imperialism

FOREWORD

The Marxist conception of anti-imperialist struggle and the fact that it is not the same thing with national liberation struggle has been one of the least understood issues, resulting in many distortions.

Emperyalist Savaş, Ekim Devrimi ve Barış

95. yıldönümünde 1917 Ekim Devrimi kapitalizm karşısında işçi sınıfına fener olmaya devam ediyor. Uluslararası ölçekte büyük sarsıntılar yaratan bu devrimin evrensel sonuçlarından biri de, hiç kuşku yok ki sürüp giden I. Dünya Savaşına “dur” demesi ve halkların barış çığlığının aracı haline gelmesiydi. Kurulan işçi iktidarı, “tazminatsız ve ilhaksız” barış talebini yükselterek ve tüm gizli savaş anlaşmalarını deşifre ederek Rusya’nın savaştan çekildiğini açıklamıştı.

Burjuvazinin Silahlarından Biri: Alkol ve Uyuşturucu

Avusturya Sağlık Bakanlığı, nüfusu 8 milyonu bile bulmayan bu küçük Avrupa ülkesinde yaklaşık 34.000 civarında kronik uyuşturucu bağımlısı olduğunu açıkladı. Konuyla ilgili olarak radyo-televizyon kurumu ORF’nin internet sitesinde çıkan habere göre, 2011 yılında 177 kişi otopsi raporlarıyla da tasdik edildiği üzere aşırı dozda uyuşturucu kullanımı yüzünden hayatını kaybetti.

İşçilerin Şanlı Ekim Devrimi

İşçi sınıfı, bundan 95 yıl önce Rusya’da Bolşevik Partinin öncülüğünde iktidarı ele geçirdi. Tüm zamanların en etkili başkaldırısı olan Bolşevik Devrimi, dünyadaki sömürücü azınlığa müthiş bir korku salmıştı.

"Türkün Türkten Başka Dostu Yoktur" Yalanı

Bu söz arada bir kulağımıza çalar. “Kendinize çeki düzen verin, bakın etrafımız düşmanlarla sarılı, en değerli yerlerde yaşıyoruz, yeraltı, yerüstü kaynaklarımız vs.” diye uzar gider.

Türkiye İşçi Sınıfını Zorlu Mücadeleler Bekliyor

Türkiye işçi sınıfı burjuva egemenlerin birçok cephede yürüttüğü açık ya da örtülü bir savaşa maruzdur ve dünya çapında içinde bulunulan genel kriz ve savaş konjonktürü düşünüldüğünde bu durum önümüzdeki dönemde devam edecektir. Bir yanda ekonomik-sosyal saldırıları göğüslemek için mücadeleyi yükseltme zorunluluğu varken, diğer yanda bu cephedeki sorunların hiç de kopuk olmadığı savaş politikalarına karşı mücadele gereği bulunmaktadır.

BDP’den Açlık Grevlerinin 60. Gününde Eş Zamanlı Eylemler

BDP 10 Kasımda İstanbul’un tüm ilçelerinde, açlık grevlerine duyarlılığı artırmak amacıyla eylemler düzenledi. BDP’nin eş zamanlı olarak gerçekleştirdiği basın açıklamalarına ve oturma eylemlerine çeşitli demokratik kitle örgütleri ve açlık grevinde olan tutsakların yakınları da katıldı.

Halkların Demokratik Kongresi 2. Genel Kurulu Yapıldı

Halkların Demokratik Kongresi 2. Genel Kurul toplantısı, 10-11 Kasım tarihlerinde Ankara’da yapıldı. “Halkların Demokratik Partisi ile Seçimlere” ve “Hemen Barış, Herkese İş ve Özgürlük” şiarlarıyla toplanan Genel Kurul, Kocatepe Kültür Merkezi’nde 76 ilden gelen 612 delege ve 128 konuk ile gerçekleştirildi.

Açlık Grevleri Kritik Aşamada

Eylemcilerin son derece haklı taleplerinin karşılanması ve böylece hem yeni ölümlerin önüne geçilmesi hem de Kürt sorununda demokratik-barışçı bir çözüm yolunda yeni bir sayfa açmak için işçi sınıfının mazlum Kürt halkına destek vermesi büyük önem taşımaktadır. İşçi sınıfının uzatacağı enternasyonalist kardeşlik eli egemenlerin zehirli söylemine bir cevap olacağı gibi, onbinlerce can almış bu yakıcı sorunun gerçek bir çözümü için büyük bir adım olacaktır.

Kurdish Political Prisoners’ Hunger Strike at Critical Stage

It is very important for the working class to support the oppressed Kurdish people to get the rightful demands of the strikers met, thus preventing any deaths as well, and help open a new page for a democratic-peaceful solution to the Kurdish question. The internationalist hand of the working class extended towards the Kurdish people will not only be an answer to the poisonous language of the rulers but also a great step for a genuine solution of this burning question that has claimed tens of thousands so far.

Foxconn’da “Bir Milimetrenin Yüzde İkisi” Bardağı Taşırdı

Daha fazla kâr güdüsü ile hareket eden sermaye ucuz işgücüne doğru akıyor. Gittiği yerlerde meydanı boş bulan kapitalizm gerçek yüzünü tüm vahşiliği ile göstermekte. Kapitalistler için ucuz emek cenneti yaratmak üzere bölge devletlerinin girdikleri rekabet, Çin’dekinden bile daha ağır çalışma koşullarının yaygınlaşmasına yol açıyor. Sonuç olarak Çin ve diğer Doğu ve Güneydoğu Asya ülkelerinde sömürü koşulları her geçen gün daha da ağırlaşmaktadır.

Patronların Pervasızlığı Sınır Tanımıyor

17 Ekim gecesi Zonguldak’ta kaçak bir maden ocağında insanın kanını donduracak bir iş cinayeti yaşandı. 39 yaşındaki Ozan Çaplık maden ocağında vagon devrilmesi sonucu elektrik akımına kapılarak iş cinayeti kurbanı oldu.

Sendikalardan ve Sanatçılardan Çağrı: Ölümler Durdurulsun!

KESK, DİSK, TTB ve TMMOB’un çağrısıyla, 1 Kasım akşamı, açlık grevinde 51. günü geride bırakan Kürt siyasi tutsaklara destek amacıyla Galatasaray Lisesi önünde oturma eylemi ve basın açıklaması gerçekleştirildi.

Krizin Pençesindeki Avusturya’da Güncel Tablo

Tüm zenginliğine ve gelişmişliğine rağmen toplumsal zenginliğin üçte ikisinin nüfusun %10’unun elinde toplandığı kapitalist Avusturya’da da genel ekonomik durum ülke burjuvazisinin uykularını kaçırıyor. Hem devletin yetkili ağızları hem de burjuva medyası 2013 yılında ülke ekonomisinin daralmaya devam edeceğini; işsizliğin, yoksulluğun ve gelir dengesizliğinin daha da artacağını şimdiden utangaç bir ruh haliyle itiraf ediyorlar.