Navigation

February 2012 tarihli yazılar

Sosyalizm Asıl Şimdi /2

Günümüzde sosyalizme yönelecek yeni kuşakların da Marksizmin hilekâr bir inkârı olan Stalinizmle ya da bir bataklık olan reformizmle değil, aslıyla, yani devrimci Marksizmle buluşmaları önem taşıyor. Dünyanın dört bir yanında patlak veren yeni toplumsal mücadeleler bunu özellikle yakıcı bir görev haline getiriyor. Bu konudaki eksiklik büyük devrimci fırsatların heba olmasına yol açabilir ve aslına bakılacak olursa son yıllarda başlayan yeni sınıf mücadelesi dalgası içinde daha şimdiden bunun örnekleri yaşanmaktadır.

Arap Halklarının İsyanından Dersler

Süreç şimdilik zayıflamış da olsa, iniş ve çıkışlarla devam ediyor. Çok büyük bir sarsıntı yaşanmıştır, o sarsıntının artçılarının da olması kaçınılmazdır. Ama dahası kitlelerin enerjisi halen tümüyle tükenmiş değildir; kapitalizm kitleleri sıkıştırmaya ve enerjiyi biriktirmeye devam ediyor. “İkinci bir devrime ihtiyacımız var” hissiyatı giderek belirginleşecektir. Ve kitleler aslında “birincisini” yapamadıklarını fark edip gereğini yerine getirdiklerinde, eğer komünistler de üzerlerine düşen görevleri başarabilirlerse, kurtuluşa giden yol açılmış olacaktır.

Nijerya’da İsyan

Yeni yılın ilk günlerinde de Nijerya’da işçi ve emekçilerin öfkesi tarih sahnesindeki yerini aldı. Nijeryalı işçi ve emekçi kardeşlerimiz hükümetin 1 Ocak itibariyle petrol ürünlerine yönelik sübvansiyonları kesme saldırısına karşı isyana durdu.

HDK Bu Kez Operasyonlar İçin Ses Çıkardı

Halkların Demokratik Kongresi’nin (HDK) her Cumartesi günü “barış için bir ses de sen çıkar” kampanyası kapsamında düzenlediği basın açıklamalarının bu haftaki konusu devletin yaptığı siyasi ve askeri operasyonlardı. Ankara’da, Sakarya Caddesi’nde, saat 13’te toplanan kitle, ellerine kelepçe takıp “Zindanlar Yıkılsın Tutsaklara Özgürlük”, “Gözaltılar, Tutuklamalar, Baskılar Bizi Yıldıramaz”, “Yaşasın Halkların Kardeşliği” sloganlarını atarak boyunlarında dövizleriyle Yüksel Caddesi’ne doğru yürüyüşe geçti.

Yalanlarınızla Beraber Canınız Cehenneme!

Kapitalistler her daim bölücüdürler. Sömürü düzenlerini sürdürebilmek için işçi ve emekçiler arasına fitne tohumları ekmekten geri durmazlar. Tarihte bunun sayısız örneği vardır.

Sağlıkta Sağlıksız Dönüşüm

İşçi sınıfının sağlık konusundaki talebi herkese parasız ve nitelikli sağlık hizmetidir. Ancak AKP hükümetinin cilalayarak sunduğu Genel Sağlık Sigortası milyonlarca yoksul işçi ve emekçinin derdine derman olamaz. Sağlık parayla alınıp satılabilen bir meta olduğu müddetçe herkes için sağlık anlamına gelecek bir sistem de olamaz. Bu nedenle tüm toplumu kapsayan, ücretsiz, kaliteli, kolay ulaşılabilir sağlık hizmeti talebi işçilerin yükseltmesi gereken acil bir mücadele hedefi olmalıdır.

BDP Milletvekilleri Açlık Greviyle Uyardı: “Savaş Değil Müzakere!”

Cezaevinde tutuklu bulunan BDP Şırnak milletvekilleri Selma Irmak ve Faysal Sarıyıldız, askeri ve siyasi operasyonların durdurulması ve Öcalan üzerindeki ağır tecrit durumunun sonlandırılması için, çeşitli cezaevlerindeki 60’ı aşkın tutukluyla birlikte süresiz-dönüşümsüz açlık grevi başlatmışlardı. Meclisteki BDP milletvekilleri de, cezaevlerinde başlatılan süresiz-dönüşümsüz açlık grevlerine destek olmak amacıyla 2 günlük açlık grevi başlattılar.

Jones Ana

Bölüm 13 - Cripple Creek Grevi (1903)

Jones Ana'nın özyaşamöyküsünün 13.bölümü

Jones Ana

Bölüm 17- Kadınlar Şarkı Söyleyerek Hapisten Nasıl Kurtuldular?

Jones Ana'nın özyaşamöyküsünün 17.bölümü

Jones Ana

Bölüm 12- Kadınlar Coaldale’i Nasıl Temizledi

Jones Ana'nın özyaşamöyküsünün 12.bölümü

Jones Ana

Bölüm 11- Bu Eşekler Bugün Grev Kırıcılık Yapmayacaklar

Jones Ana'nın özyaşamöyküsünün 11.bölümü

Sendika Bürokrasisi ve Sendikal Yasalarda Değişiklik

Sendikalar işçi sınıfının kapitalistlere karşı mücadelesinde her zaman önemli silahlarından biri olmuştur. Bu örgütlerin bugünkü pozisyonları değişmez bir durum değildir. Öyle algılanmasına izin verilmemeli ve mücadeleden yan çizilmemelidir. Sınıf hareketi sürekli yükselen bir çizgi izlemediğinden, sınıfın genel olarak örgütsüz, dağınık ve burjuva ideolojisi tarafından cendereye alınmış olduğu durumlarda sendikal örgütlülüklerinin bu durumdan bağımsız bir mücadele çizgisi izlemesi beklenemez.

AKP’nin Kürt Politikası: Kısa Bir Özet

AKP’nin statükocu burjuvazinin temsilcilerine karşı yürüttüğü kavga neticesinde iktidara iyice yerleşmesiyle birlikte, “demokratlığının” barutunun kısa sürede tükendiğine de herkes şahit oldu. Bu durum da kendini en açık biçimiyle Kürt sorunu üzerinden ortaya koydu. Has bir burjuva partisi olan AKP’nin, askeri vesayetle kavgası üzerinden geniş kitleler nezdinde yarattığı olumlu etkilerin artık sonuna gelinmiştir. Liberaller ve onların etkisi altındaki kesimler gündüz düşlerinden henüz uyanmamış olsalar da açık gerçek budur.

Ankara’da Bu Kez Kadınlar Barış İçin Ses Çıkardı

Halkların Demokratik Kongresi her Cumartesi saat 13’te yaptığı basın açıklamasını bu hafta kadınlara ayırdı. HDK Ankara Kadın Meclisi’nin 11 Şubat Cumartesi günü gerçekleştirdiği basın açıklaması Sakarya Caddesi’nde yapıldı.

GDO’lu Üretim ve Kapitalizm

Marksistler açısından bilim ve teknolojinin gelişmesi önemli ve gereklidir. Karşı çıkılması gereken şey, bilim ve teknolojiyi insanlık yararına işletmeyip, sadece kâr elde etmek için elinde bulunduran kapitalist sömürü düzenidir. Burjuvazinin bugüne dek bilimin her alanında yaptığı gibi canlıların genetiğiyle oynanması konusunda da sınıfsal çıkarları uğruna insan yaşamını riske atmaktan vazgeçmeyeceği açıktır. Biz, burjuvaziye güvenmiyoruz! Sadece GDO’lar konusunda değil, dünyanın geleceğini ilgilendiren hiçbir konuda burjuvaziye güvenmiyoruz.

Elif Çağlı’nın “Küreselleşme” Kitabı Üniversitede Sunuldu

Dersimiz “küreselleşmenin kurumsal yapısı” idi. Sunum ödevleri almak isteyenler hocaya ismini yazdırdılar. Hangi konuyu seçsem diye düşünürken dersin isminden yola çıkarak, küreselleşme kavramına eleştirel bir gözle bakmayı tercih ettim. Marksist Tutum okuru olarak “Küreselleşme ve Marksizm” konusunu sunum ödevim olarak seçtim ve öğrenci arkadaşlarıma anlattım.

Emperyalist Savaş Sürecinde Son Durum

ABD’nin Irak işgalini “resmi olarak” sona erdirmesinin ardından yükselen tansiyon ve Obama’nın “ABD’nin Sürdürülebilir Küresel Liderliği: 21. Yüzyılın Savunmasında Öncelikler” adlı belgeye dayanarak açıkladığı “yeni” askeri strateji, emperyalist savaş sürecinde yeni gelişmeler olduğunu ve olacağını ortaya koyuyor. Veriler, önümüzdeki dönemde çatışmalı süreçlerin artacağı ve emperyalist güçler arasındaki kavganın kızışacağı yönündeki öngörülerimizi doğrular niteliktedir.

AKP: İçeride Savaş, Dışarıda Savaş

AKP hükümeti artan bir ivmeyle hayata geçirdiği saldırgan politikalarla, içeride ve dışarıda giderek bir savaş hükümetine dönüşüyor. ABD’nin başını çektiği emperyalist koalisyonun bir parçası olarak Libya’da gecikerek üstlendiği rolü Suriye’ye yönelik tehditlerle devam ettiren, Irak’ta mevcut hükümetin altını oymaya çalıştığı için son günlerde başbakan Maliki tarafından açıkça uyarılan ve Irak’taki Şii ağırlıklı iktidar üzerinden aslında İran’a da mesaj veren AKP hükümeti, Kürt sorununda izlediği savaşçı politikayı da pekiştiriyor.

“Lefter’i Severim Ama Lefterleri Sevmem”

Lefter, 87 yıllık yaşamında hiçbir zaman yüksek sesle “ben Türkiyeli bir Rumum” dememiş, diyememişti. Çünkü egemenler ona “sen iyisin ama ailenin, sülalenin köküne kibrit suyu” diyerek binlerce Rumu yerlerinden, yurtlarından kopartıp atmışlardı ve aksi halde aynı şey onun da başına gelebilirdi. Lefter, bir Rum olarak değil, bir Fenerbahçeli, bir futbolcu olarak sevildi. Diğer Rumların malına, mülküne el koyulurken, onlar yerlerinden, yurtlarından sökülüp atılırken, o hep susmak zorunda kalmıştı. Rumlara yapılanlar her hatırlatıldığında, “her toplumda olur böyle şeyler” diyerek geçiştirmeye mecbur bırakılmıştı.

Uludere Tanıkları Gerçekleri Anlattı

Türkiye Barış Meclisi’nin 4 Şubatta düzenlediği “Uludere’yi Konuşuyoruz” başlıklı panelde, katliamla ilgili gerçekler anlatıldı. “Tanıklıklar” ve “izlenimler” olmak üzere iki oturumdan oluşan panel Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

6 Öğrenciye 63 Yıl Hapis Cezası!

Egemenlerin başta Kürt halkı olmak üzere, devrimcilere, hak isteyen işçilere, demokratik tepkisini gösteren öğrencilere karşı saldırıları hız kesmeden devam ediyor. Aylarca, hatta yıllarca tutuklu kalan devrimciler, Kürtler, sosyalist öğrenciler akla ziyan iddialarla yargılanıyorlar. Uzun yıllar hapis cezası alıyorlar. Bu haksızlıklara bir yenisi daha eklendi.

Uludere Katliamında Burjuva Medyanın İbretlik Rolü

Medya patronlarının Kürt halkına yönelik devlet zulmünü ya da işçilerin mücadelelerini ekranlara taşımalarını beklemek hamhayaldir. Kendi içlerindeki kapışmalardan dolayı zaman zaman pisliklerini ortaya saçsalar da, işçi sınıfının ya da ezilen Kürt halkının çıkarları doğrultusunda yayın yapmayacakları aşikârdır. Bu düzenin parçası olanlar ya da binbir bağla bu düzene bağlı olanlar ezilenlerin sesi olamazlar.

Yeni Yıl Hediyemiz Asgari Ücret Zammı

2012 yılı için asgari ücret, asgari geçim indirimi ile birlikte 16 yaşından büyük işçiler için ilk 6 ay 701,14 ikinci 6 ay da 739,80 lira, 16 yaşından küçük işçiler içinse ilk 6 ay 610,94 ikinci 6 ay için 643,15 lira olarak belirlendi. Patronlar sınıfının sözcüleri asgari ücrete gayet iyi bir zam yaptık diye pişkince çıkıp bir de açıklama yaptılar.