Navigation

August 2011 tarihli yazılar

“Beyaz Yakalılar”: “Orta Sınıf” mı, İşçi Sınıfının Bir Kesimi mi?

Kapitalist gelişmeye paralel olarak hizmet sektörü bugün artık oldukça geniş bir alanı kapsamaktadır ve bu sektörde çalışanları homojen bir yığın olarak görmek son derece yanlıştır. Meselâ, herhangi bir finans şirketinde kafa emeği harcayarak çalışan "beyaz yakalı" işçi de, aynı yerde kol emeği harcayarak çalışan "mavi yakalı" işçi de hizmet sektöründe çalışmaktadır. Dolayısıyla hizmet sektörü doğrudan doğruya "beyaz yakalı" çalışanların alanı olarak görülemez.

Barış Anneleri: “Artık Yeter! Kadınlar Savaş İstemiyor!”

Bakırköy İncirli’de Barış Anneleri “Savaşa Karşı Barış” eylemi gerçekleştirdi. Hava-İş Sendikası önünde toplanan barış kadınları, Bakırköy Cumhuriyet Meydanına yürüyerek burada bir basın açıklaması gerçekleştirmek istediler. Ancak polis yürüyüşe izin vermedi.

Dünya Devrimi Bir Hayal mi?

Ortadoğu’daki emekçi halk seferberliği, Tunus’tan başlayarak giderek militanlaşıp bölgenin belli başlı tüm ülkelerine yayılmaya başladığında, burjuva medya bu olguyu domino etkisi olarak adlandırdı. Bir ülkede başlayan bir devrimci seferberliğin onunla doğrudan ilişkili ülkelere yayılması anlamında betimleyici bir işlevi olan bu “domino etkisi” kavramının olayları anlamamız bakımından bir yararı vardır kuşkusuz. Gerçekten de devrimci kabarış dalga dalga yayılarak bir ülkeden diğerine sıçrıyordu. Ama devrimci kabarışların kaçınılmaz uluslararası etkileri olduğunu bilen biz devrimci Marksistler için bu kavram hiç de yeni bir keşif anlamına gelmiyor.

Eşitsiz, Kalitesiz ve Soyguncu Eğitim

Radikal gazetesinde çıkan “eğitimde değil ama parada fark attık” başlıklı haberde Türkiye’de özel üniversitelere ilişkin ilginç bir tablo ortaya konmuş. Dünyada en fazla özel üniversiteye sahip ülkelerden birinin Türkiye olduğunun, ancak buralarda verilen eğitimin kalitesinin yani yetiştirilen öğrencilerin başarı düzeyinin trajik denecek kadar düşük olduğunun altı çizilmiş. Akademik kriterlerle yapılan sıralamada, ilk 1000 üniversitenin içinde Türkiye’deki hiçbir özel üniversitenin yer almadığı tespit edilmiş.

Devlet Savaşı Tırmandırıyor

TSK’nın Kürt ulusal hareketine karşı başlattığı hava ve kara bombardımanı 7. gününe girdi. Siyasetçisinden medyasına kadar düzen güçleri, tüm kurumlarıyla savaş düzenine geçmiş durumdalar. Savaş karşıtı sesleri tamamen kısmaya kararlı olan devlet, kentlerde de terörü tırmandırıyor.

Jones Ana

Bölüm 3 - Virginia’da Bir Grev

Virginia’ya gittiğimde sene 1891’di.[2] Dietz madenlerinde grev vardı ve çocuklar be

Jones Ana

Bölüm 2 - Haymarket Trajedisi

1880’den itibaren tümüyle işçi sınıfı hareketi içine dalmış durumdaydım. Bütün büyük sanayi merkezlerinde, işçi sınıfı isyan halindeydi.

Jones Ana

Bölüm 1 - İlk Yıllar

1830’da, İrlanda’da, Cork şehrinde doğdum.

Jones Ana

Sunuş

Amerikan işçi sınıfı tarihinde önemli bir yeri olan Jones Ana, Amerikan sermayesinin paralı uşakları tarafından “Amerika’nın en tehlikeli kadını” diye nitelendirilmişti.

Burjuva Siyasetin Aracı Olarak Futbol

Son haftalarda futbol camiası üzerinden Türkiye'nin gündemine oturan gelişmeler ve ortaya dökülmeye başlayan kirli çamaşırlar, "futbol sadece futbol değildir" deyişini tekrar hatırlatmış ve profesyonel futbolun neye hizmet ettiğini bir kez daha göstermiştir: kapitalizme ve burjuva siyasete! Futbol da, tüm diğer popüler profesyonel spor dalları gibi, egemenlerin kitleleri manipüle etme araçlarından biridir.

Srebrenitsa Katliamı ve Emperyalist Savaş

Srebrenitsa’da, 1995 Temmuzunda, 8 bini aşkın Boşnak, Sırp egemenleri tarafından katledildi. Katliamın 16. yıldönümünde, Sırplarca katledilen 613 kişinin kemikleri toplu mezarlarda bulundu. 11 Temmuzda, Saraybosna’da, dünyanın birçok ülkesinden gelenlerin de üç gün süren bir barış yürüyüşünün ardından katıldığı bir cenaze töreni düzenlenerek, toplu mezarda bulunan cesetler toprağa verdi.

Mihri Belli Enternasyonalle Uğurlandı!

Son anına kadar Türkiye sosyalist hareketi içinde olan ve 96 yaşında hayatını kaybeden Mihri Belli, binlerce kişinin katıldığı cenaze töreninde okunan Enternasyonal Marşı ile uğurlandı. Belli’nin son yolculuğuna ailesi ve yoldaşları, sosyalist çevreler, demokratik kitle örgütleri, sendika temsilcileri, aydınlar, sanatçılar ve BDP milletvekilleri katıldı.

Jones Ana

Bir Özyaşam Öyküsü

İşçi sınıfı mücadele tarihinde haklı bir yer etmiş Jones Ana’nın mücadele deneyimleriyle dolu özyaşamöyküsü hiç şüphesiz dünya işçi sınıfı yazınının anlamlı bir parçasını oluşturmaktadır. O nedenle sadece tarihsel değil, günümüz kapitalizminin dayattığı koşullar açısından güncel bir anlamı da olan bu özyaşamöyküsünü Türkçeye kazandırmanın ve okuyucuya sunmanın Türkiye’deki işçi sınıfı yazınına ve mücadelesine bir katkı olacağını düşündük. 27 bölümden oluşan bu özyaşamöyküsünü parça parça yayınlıyoruz.

Kürt Halkının “Demokratik Özerklik” Talebi

Kürt hareketinin temel siyasi taleplerinden biri olarak özellikle son bir yıldır yoğun bir şekilde tartışılan “demokratik özerklik” konusu, Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku’nun seçimlerde kazandığı başarının ardından çok daha sıcak bir gündem maddesine dönüşmüştü. Zirve noktası ise, Demokratik Toplum Kongresi’nin 14 Temmuzda yaptığı “demokratik özerklik” ilanı oldu.

Erdoğan’ın Kıbrıs Çıkartması

Başbakan 20 Temmuzda sözde barış kutlamaları vesilesiyle Kuzey Kıbrıs’a düzenlediği ziyarette, adanın geleceğine ilişkin olarak Türkiye’nin emperyal politikalarından ödün vermeyeceğini duyurdu ve “haklıyız”, “güçlüyüz” nutukları attı. Kuzey Kıbrıs’a sermaye yatırımları yapacaklarını belirten Erdoğan, “Türkiye’nin KKTC’nin kararlıca arkasında olduğunu” vurguladı. Ada halkını aşağılayan Erdoğan, Rumlara “bunlar çağlarının çok gerisinde yaşıyorlar” derken, Kıbrıslı Türklere de “marjinal, besleme” demekten geri durmadı.

Kürt Halkının Yükselen Mücadelesi ve Düzenin Çözümsüzlüğü

Egemenler Kürt halkının tümüyle haklı demokratik taleplerini karşılamamak uğruna, talepleri en aza indirtmek uğruna, yeni anayasa çalışmalarında Kürt halkının beklentilerini düşürmek uğruna, ille de boyun eğdirmek, gözdağı vermek ve “bir şey verirsem elimi öpeceksin” despotluğu uğruna, ülkeyi kan gölüne çevirebilecek son derece tehlikeli bir oyun oynuyorlar. Sınıf bilinçli işçilerin görevi bu oyunu bozmak için var güçleriyle çaba harcamak, şovenist kışkırtmalara karşı işçi sınıfı saflarında enternasyonalist mücadele bayrağını yükseltmek, şayet yapılacaksa yeni anayasa sürecinde işçi sınıfını doğrudan ilgilendiren ekonomik-sosyal-demokratik taleplerin yanı sıra Kürt halkının demokratik talepleri için de kararlı bir mücadele vermektir.

İşçi Sınıfı ve Demokrasi Mücadelesi

Burjuvazi, işçi sınıfının devrimci basıncı altında köşeye sıkışmadıkça toplumun genelinin çıkarları lehine demokratik hak ve özgürlükleri geliştirme doğrultusunda bir adım atmaz. Bir başka deyişle, tarihsel açıdan demokrasi ve özgürlük bayrağını çoktan elinden bırakmış olan burjuvazi, bu doğrultudaki adımları ancak kendi kellesini kurtarmak için bir taviz olarak atmak zorunda kalır. Marksizmin bu genel doğrusu, köksüz ve korkak Türk burjuvazisi sözkonusu olduğunda daha da geçerlidir.

"Terörist Sandık, Öldürdük!"

Burjuva devlet kana doymuyor. Geçtiğimiz günlerde, Samsun’un Havza ilçesinde, akşam saatlerinde, komşu köydeki düğünden dönen iki kardeş, askerlerce yaylım ateşine tutuldu. Yaklaşık 3 saat süren saldırıda 16 yaşındaki Gökhan Çetintaş kafasına ve vücudunun çeşitli yerlerine saplanan kurşunlarla oracıkta can verdi. Birkaç yaş büyük ağabeyi Habib ise kendisini ağaçlık alana saklayarak şans eseri ölmekten kurtuldu.

Zeytinburnu’ndaki Irkçı-Faşist Saldırı

Geçtiğimiz günlerde Silvan’da çıkan çatışmanın ardından çeşitli bölgelerde Kürtlere yönelik saldırılar gerçekleştirildi. En son Zeytinburnu’na sıçrayan saldırılarda BDP ilçe binasını ve Kürt derneklerini taşlayan eli sopalı faşistler, sokaklarda Kürt avına çıktılar.

On Sub-imperialism: Regional Power Turkey

The subject of sub-imperialism involves controversial dimensions that are offshoots of differences on how to understand imperialism or globalisation. There have been erroneous political attitudes on the part of the world left in general and Turkish left in particular because of ruling out the distinction between the colonial and imperialist stages of capitalism. One expression of such attitudes has been to brand the countries such as Brazil , Argentina and Turkey as semi-colonies or neo-colonies. While these positions prevailed for many years they have recently been refurbished and popularised in the context of the debates on globalisation. A typical example of this is to deny that globalisation under capitalism is a more developed state of imperialism and present it as a new stage of “empire”.

Somali’de Kıtlık Milyonları Tehdit Ediyor

Son 60 yılın en kurak yılını yaşayan Somali, susuzluk yüzünden tarlalardaki tarım ürünlerinin ve otlakların kuruması ve hayvanların telef olması nedeniyle ciddi bir kıtlıkla karşı karşıya bulunuyor. Yaygın yoksulluğun ve yıllardır devam eden iç savaşın sefalete sürüklediği milyonlarca insanın çilesi, kuraklık nedeniyle ikiye katlanmış durumda. Birleşmiş Milletler’in 19 yıl aradan sonra ikinci kez “kıtlık” ilan ederek acil yardım çağrısında bulunduğu Somali’de, 1992 yılında da büyük bir kıtlık yaşanmış ve 200 bin kişi hayatını kaybetmişti.

Norveç Katliamının Ardından

Olay bütün dünyada büyük bir nefret ve üzüntüyle karşılanırken, Breivik’in bu eylemini ırkçı, faşist, hastalıklı fikir ve düşüncelerini ortalığa kusmak için bir fırsat olarak değerlendiren neo-Naziler de yok değildi tabii. Bunlardan en çok ses getiren ise göçmen düşmanı söylemleriyle yüzde 20’lik oy potansiyeline ulaşan sağcı, gerici Avusturya Özgürlük Partisinin (FPÖ) Tirol eyaleti milletvekili Werner Königshofer oldu.