November 2010 tarihli yazılar


Büyüyen Ekonomide İşçi Sınıfının Durumu

İşçi sınıfı ekonomik büyümenin kendisini refaha ulaştıracağı yalanına bu yüzden kanmamalıdır. İşçi sınıfını patronların yıkımından koruyacak, onu güçlendirecek ve nihayet refaha eriştirecek olan tek şey kendi öz gücüne dayanan mücadelesidir. İşçi sınıfının örgütlülüğü sayesinde yürüyüp güçlenecek mücadelesi dışında onu kurtaracak bir yol yoktur. Bu yüzden zaman burjuvaların hoş görünen yalanlarına kanma zamanı değil, işçi sınıfının devrimci örgütlülüğünü güçlendirmek için mücadeleye atılma zamanıdır.

Akın Var, Güneşe Akın!

Tarihimize bakıp, sınıfsız ve sömürüsüz bir dünya kurmak için mücadele edenlerin yasını tutacak değiliz. Çünkü “Ölenler dövüşerek öldüler, güneşe gömüldüler, vaktimiz yok onların matemini tutmaya.” Bizlere bıraktıkları mücadele bayrağını daha da yukarıya taşımak için örgütlenmeli ve örgütlü mücadeleye katılmalıyız.

Venezuela’da Chavez’in Pirus Zaferi

Latin Amerika’da yaşanan son gelişmeler, küçük-burjuva sosyalistleri, reformistleri, oportünistleri fena halde kaygılandırıyor. Küba’da yaşanan gelişmeleri mazur gösterme çabaları devam ederken, şimdi de kızıl gömlekli Chavez’in 26 Eylül seçimlerinden bir pirus zaferiyle çıkmasına “devrimci izahat” bulma göreviyle karşı karşıyalar. “Bolivarcı Devrimin” geleceği hakkında derin kaygılara kapılan küçük-burjuva sosyalistler, “devrimci süreçte sıçrama yaratma zorunluluğundan” bahsediyorlar.

Fatmagül’ün Suçu Ne?

Geçen ay gösterime giren bir dizinin reytingini arttırmak için yapılanlar, toplum olarak nasıl bir çürümüşlük noktasına geldiğimizi gösterdi. İşçileri evde geçirdikleri kısıtlı zamanlarında düzenin daha fazla kölesi haline getirmeye çalışan, onu sanal eğlence âleminde kaybolarak gerçeklikten daha fazla uzaklaştıran, yalan haberlerle, sahte dünyalarla meşgul eden düzenin ideolojik aygıtı olan medya kültürel olarak da yozlaşmaya ne kadar hizmet ettiğini bir kere daha gösterdi.

“Sıra Kimde İnisiyatifi” Tutuklamaları Protesto Etti

21 Eylül sabahı evleri basılarak uydurma gerekçelerle gözaltına alınarak tutuklanan, aralarında SDP genel başkanı ve TÖP sözcüsünün de olduğu 13 sosyalistin, haklarında bir iddianame hazırlanmadığı halde serbest bırakılmamaları, “Sıra Kimde İnisiyatifi” tarafından protesto edildi.

Askerlik Tartışmaları ve Militarizme Karşı Mücadele

Bugün kapitalist ordular dişlerine kadar silahlanırlarken ve kanlı bir emperyalist savaş süreci çoktan başlamışken, militarizme ve emperyalist savaşlara karşı örgütlü mücadele her zamankinden büyük bir önem kazanmış bulunuyor. Bu mücadelenin bireysel tepkilerle ve eylemle zafere ulaşması olanaksızdır. Zafer ancak proletaryanın örgütlü ve bilinçli temelde militan karşı koyuşuyla gelecektir.

Fransa’daki İşçi Mücadelelerinin Düşündürdükleri

Fransa’da Sarkozy hükümetinin hazırladığı yeni emeklilik yasasıyla, burjuva devlet, işçi sınıfının emeklilik fonundan her yıl milyarlarca euroyu gasp etmeyi hedefliyor. Yasanın gündeme gelmesinden bu yana Fransa’da milyonlarca işçi defalarca sokağa döküldü. İlki 7 Eylülde olmak üzere son iki ay içerisinde 7 defa “ulusal eylem günü” ilan edildi. Sonuncusu 28 Ekimde hayata geçirilen eylem günlerinde ülke çapında milyonlarca işçi sokak gösterilerine katıldı.

Alaattin Karadağ Cinayetinde Mahkeme Katilleri Aklama Uğraşında

Kanunsuzluklar burjuva hukukunun kimin hizmetinde olduğunu çıplak bir şekilde gösteriyor. Alaattin Karadağ, ezilenlerden, sömürülenlerden yana bir düzenin kurulması için mücadele eden devrimci bir işçiydi. Onu katleden ve katillerini koruyan ise kapitalist devlet ve onun uşaklarıdır.

Ekim Devrimi ve Devrimci Parti

İnsanlık tarihinin en heyecan verici hadiselerinden biri olan Ekim Devrimi engin deneyimlerle doludur. Ancak bugün tüm insanlığın yaşadığı yakıcı, can alıcı sorunlar bağlamında özellikle odaklanılması gereken nokta Ekim Devriminin farkını doğuran halkayı belirginleştirmektir. Bu nokta Ekim ...

Zoraki Demokratlar, Statükocular ve İkiyüzlülük

Kürt sorununda olduğu gibi toplumun gündemindeki tüm demokratik sorunlarda, AKP’sinden CHP’sine kadar bütün düzen partileri, son tahlilde kendilerine ve işlerine geldiği kadar demokrattırlar. Bu sorunların kalıcı ve tutarlı biçimde çözülebilmesi için işçi sınıfının bağımsız çıkarları temelinde siyaset sahnesinde yerini alması gerekmektedir. Unutmamalı ki, sonuna kadar tutarlı demokrat olan tek sınıf, devrimci işçi sınıfıdır.

Mersin Üniversitesinde Faşist Saldırı

Mersin Üniversitesi’nde 8 Kasım Pazartesi günü faşist bir saldırı yaşandı. 15 kişilik faşist grup, yüksekokul içerisindeki dersliklerden birine girerek Gençlik Muhalefeti üyesi Tayfun Çelik’i bıçaklayarak kaçtı. Yetmezmiş gibi kaçarken de İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Çalışma ...

12 Eylül Kalıntısı YÖK Kaldırılmalıdır

12 Eylül rejimi sona ermiş olsa da, 12 Eylül’ün yarattığı temel kurumlar hâlâ ayakta duruyor. Faşist darbenin tescilli kurumlarından YÖK bunlardan biri. YÖK, 6 Kasım 1981’de, 12 Eylül darbesinin ertesinde, yükseköğretim kurumlarını rejimin istediği biçimde şekillendirmek amacıyla kuruldu. 2547 nolu Yükseköğretim Kanunu’nda bugüne kadar yaklaşık iki yüz değişiklik yapılmış olsa da, YÖK yükseköğretimin tepesinde Demokles’in kılıcı gibi sallanmaya devam edi