Navigation

March 2010 tarihli yazılar


Terör Ne, Terörist Kim?

Burjuva egemenliğine karşı yürütülen devrimci mücadelenin en temel ayaklarından birini hiç kuşkusuz ki, ideolojik mücadele oluşturmaktadır. Burjuvazi elindeki her türlü olanağı kullanarak kitlelerin bilincini dumura uğratmaya ve gerçeklik algısını kendi çıkarları doğrultusunda çarpıtmaya çalışmaktadır. Kelimelere ...

Krizin Ateşi Yunanistan’ı Sararken

Başbakan Papandreu’nun ülkenin borç batağına sürüklenme tehlikesiyle karşı karşıya olduğundan bahsetmesiyle, Yunanistan’daki ekonomik kriz, hem etkilerinin başta İspanya, Portekiz, İtalya olmak üzere diğer ülkelere sıçramasından korkan Avrupa burjuvazisinin hem de krizin faturasını ödemeye zorlanan işçi sınıfının gündeminde önemli yer işgal etmeye başladı.

Liberallerin de Eleştiriye İhtiyacı Var!

Son dönemlerde burjuva politik arenada ortamın sıcaklığı oldukça artmış durumda. Bugünlerde medyada birçok sorun tartışılıyor ve işçilerin gündemine de geliyor. Özellikle de günümüze kadar eksikliği Türkiye’de hep hissedilmiş liberalizm boy vermiş ve belirli bir güce ulaşmış durumda.

Diyarbakır’da Newroz

Direnişleri boyunca dayanışma halinde olduğumuz Tekel işçilerinin davetiyle gittiğimiz Diyarbakır’da, Marksist Tutum okurları olarak bizler, kelimenin gerçek anlamıyla olağanüstü bir Newroz kutlamasına tanıklık ettik.

Alevi Çalıştayları ve Laiklik Sorunu

AKP hükümetinin 2009 Haziranında başlattığı Alevi Çalıştayları dizisi Ocak ayında sona erdi. Çalıştaylar sonrasında hazırlanan ön rapor başbakana sunuldu ve kamuoyuna da açıklandı. Ön rapor gerek Alevi toplumunun sol kesim ve örgütlerince gerekse de sol hareketin bütünü tarafından haklı tepkiler ve eleştirilerle karşılandı. Nitekim, gerek çalıştaylar sürecinin bütününe gerekse de ortaya çıkan ve son hali hükümetçe verilecek ön rapora baktığımızda, Alevi toplumunun sorunlarını çözmeye dönük ciddi, samimi ve demokrat bir tutumdan ziyade, Alevileri devletin dini aygıtına entegre etmeyi ve böylelikle de asimilasyonu hedefleyen bir tutumdan bahsetmek çok daha gerçekçi gözüküyor.

Mersin’de Newroz

Marksist Tutum okuru işçi ve öğrenciler olarak bu anlamlı günde alanda Kürt emekçileriyle birlikteydik. Newroz coşkusunu Kürt kardeşlerimizle birlikte yaşadık. “Yaşasın Halkların Kardeşliği”, “Newroz Piroz Be” sloganlarını hep birlikte haykırdık. Kürt halkı özgür olana dek haykırmaya da devam edeceğiz: Kürtlere ...

Ankara’da Newroz Kutlamaları

Ankara’da Newroz kutlamaları BDP, çeşitli sosyalist gruplar ve KESK’in katılımıyla gerçekleştirildi. Yaklaşık 3 bin kişinin katıldığı kutlamalarda, Kürt halkının barış, demokrasi ve kardeşlik talepleri dillendirildi. Yapılan konuşmalarda, Kürt sorunun çözümünü isteyenlerin bunun için Kürt halkını muhatap alması ...

Bursa’da 16 Mart, Gazi ve Halepçe Katliamları Lanetlendi

16 Mart ve Gazi katliamlarında yaşamlarını yitirenler Bursa’da düzenlenen çeşitli eylemlerle anılırken, bu katliamlar yapılan basın açıklamalarıyla lanetlendi. İlk eylem öğle saatlerinde Uludağ Üniversitesinde gerçekleştirildi. Burada bir basın açıklamasını yapıldı. Akşam ise Osmangazi Metro istasyonunun önünde toplanıp Kent meydanına yürünerek ortak bir basın açıklaması daha gerçekleştirildi.

Burjuva Politika İkiyüzlülük Üzerine Kuruludur!

1915’te yaşanan Ermeni katliamının soykırım olduğu görüşü dünyada birçok ülkede resmi olarak kabul edilmiş durumda. Özellikle de kıta Avrupa’sında pek çok ülke bu doğrultudaki tasarıları meclislerinden geçirmiş bulunuyor.

Yeni Yükselen Emperyalist Güçler

E7 ülkeleri ve orta boy bir dizi ülkeye artık mazlum gözüyle bakılamaz. Bunların E7 türü öne çıkan ve yeni bir kategori oluşturan kesimi ise artık esasen emperyalistleşmiş ülkelerdir. Onlar geleneksel büyük emperyalist güçlerle emeğin küresel sömürüsünden daha fazla pay almak isteyen ve küresel güç mücadelesinin ...

Tekel Direnişi ve Bağımsız Sınıf Çizgisinin Önemi

Tekel benzeri direnişlerin, işçi hareketinde yaratacağı etkinin kalıcı olması ve daha canlanma aşamasında işçi hareketinin boğulmaması için mutlaka bağımsız sınıf hattına çekilmesi gerekmektedir. İşçi hareketinin bağımsız sınıf çizgisine çekilmesi ve mücadeleye girdikten sonra, sınıf bilinçli işçiler olma yolunda ilerleyen Tekel işçilerinin değişiminin kalıcı olması için, sınıf devrimcilerine büyük bir sorumluluk düşmektedir.

16 Mart ve Halepçe Katliamları Lanetlendi

16 Mart ve Halepçe katliamları İstanbul’da Beyazıt Meydanında düzenlenen basın açıklamalarıyla lanetlendi. Yapılan anmalara devrimci ve Kürt öğrencilerin yanı sıra, Eğitim-Sen üniversiteler şubesi, Çağdaş Hukukçular Derneği ve Türkiye Yazarlar Sendikası katıldı.

Yemen: Emperyalist Savaşın Yeni Hedefi

Arap Yarımadasının güneybatı ucundaki Yemen, Kızıldeniz’in Aden Körfezi aracılığıyla Hint Okyanusuna açıldığı ve petrol sevkıyatı başta olmak üzere deniz ticaretinin kalbinin attığı stratejik bir coğrafyada yer alıyor. İran’ın bölgedeki etkisini giderek daha da arttırması ve Çin’le birlikte Afrika ülkeleriyle yüklü ...

Domuz Gribi A.Ş.

Domuz gribi ilk kez 2009 Nisanında Meksika’da görülmüş ve oradan tüm dünyaya yayılmıştı. Virüsten daha hızlı yayılan panik havası, paranoyak bir tablo yaratmıştı. Medyanın da desteğiyle domuz gribi kitlelerin en büyük korkusu haline getirilmeye çalışılmıştı. Virüs krizden, savaşlardan daha büyük bir tehlike, yeni bir “dış düşman” mahiyetine bürünmüştü adeta.

Gazi Katliamının 15. Yıldönümü

Katliamın 15. yıldönümünde bu vahşet bir kez daha lanetlenirken, Gazi ve 1 Mayıs Mahallesinde katledilenler çeşitli eylemlerle anıldılar.

Tekel İşçileri İnisiyatifi Ele Almalı

Tekel işçilerinin inisiyatifi ele alarak mücadelenin başına geçmesi elbette zor olan yoldur. Ancak kazanmanın da başka yolu yoktur. Kolay ve olanaklı zannedilen yollarla bir kazanım sağlanamadığı ve sağlanamayacağı da ortaya çıkmıştır. Bu yolların denenmesi sendika bürokratlarının elinde oyuncak olmaktan ve umutların kararmasından başka bir şeye yol açmamıştır. Danıştay kararı çıkmadan önce sendika bürokratlarının telkinleriyle gidilen yollar yüzünden içine düşülen umutsuzluğu hiçbir Tekel işçisi unutmamalıdır. Şimdi işçilerin militan mücadelesini örme zamanıdır.

Yürümek

Yokluğun ne olduğunu bilmeyen bir çocuktum. Ta ki babam iflas edip her şeyini kaybedene kadar. Babam bunun üzüntüsüyle kendisini yıllarca yatıracak bir hastalığa yakalandı. Benim de yaşam ve ekmek kavgam böylece başlamış oldu. Annem ikimize de iş bulmuş, çalışacaktık.

Bir Oportünistin “Marksizm ve Devlet” Sorununa Yaklaşımı (I-II)

Marksist harekette oportünizm nitelemesi, ilkeli bir devrimci siyasetin yerine fırsatçı bir politik çizgiyi ikame edenler için kullanılıyor. İşçi hareketinde oportünizm, işçi-emekçi kitlelerin temel tarihsel çıkarlarını, kesimsel faydacılık ve kolay yoldan siyasal başarı kazanmak uğruna feda etmek anlamına geliyor. Sınıf mücadelesinde önemli karar anları geldiğinde, zor görünen devrimci yolu tutmayı göze alamayıp, düzen içi siyasal çözümler üretmeye çalışmak oportünizmin temel özelliğini oluşturuyor. Oportünizm bir eğik düzleme benziyor, bir kez bu yola girildiğinde dur durak olmuyor.

Tekel İşçilerinin Mücadele Geleneği

Tekel işçileri seslerini kitlesel olarak en son 1989 bahar eylemlerinde duyurmuşlardı. 1990’larda ara ara eylemler gerçekleştirseler de bu kitsellik yakalanmamıştı. Bu dönemin en temel özelliği genel anlamda işçi hareketinin durgunluk içinde olmasıydı. Bugün Ankara’nın soğuğunda direnen kadın ve erkek işçilerin büyük çoğunluğu o dönemde tütün işletmelerinde çalışmaya yeni başlamışlardı.

Linç Kampanyalarının İçyüzü

Linç girişimleri Türkiye açısından yeni olmadığı gibi, TC devletinin de sicili bellidir. “Sabrı taşan vatandaş”ların öfkesini kusması ve devlet yetkililerinin anlayışlı bir tavırla bu “tepki”leri sahiplenmesi ve saldırganları himaye etmesi durumu, sermaye düzeni tarafından uzun yıllar boyunca ihtiyaç hissedildiğinde sistemli biçimde kullanılmış bir mekanizma. Bu durum linç uygulamalarının altında yatan nedenleri, egemen sınıfın hangi ihtiyaçlarını karşıladığını ve şovenizmle zehirlenen ve kışkırtılan güruhların nelere hizmet edebileceğini ortaya koymayı gerektiriyor.

Marxist ATTITUDE home page Reload and refresh