February 2010 tarihli yazılar


Burjuva Devletlerin “Kozmik” Sırları

Genelkurmay karargâhındaki “kozmik oda”da yürütülen arama faaliyeti geçtiğimiz günlerde sona erdi, ancak gelişmeler ve tartışmalar gündemi işgal etmeye devam ediyor. Burjuva kamplardan biri aramalara ilişkin Türkiye’deki bütün gizli karanlık işler aydınlığa çıkacakmış gibi büyük beklentiler yayarken, diğer kamp da “en gizli devlet sırları ortalığa saçılıyor”, “asker ve ordu yıpratılmaya çalışılıyor” diyerek canhıraş feryatlarla ortalığı ayağa kaldırmaya çalışıyor.

İran Devrimi, Burjuva İç Kapışma ve Dersler

İran’da siyasal ve toplumsal hoşnutsuzluk devam ediyor. Kitlelerin biriken öfkesi her vesileyle kendini dışa vuruyor. Mevcut yönetime muhalif olan ve geçtiğimiz Aralık ayında ölen Ayetullah Ali Montazeri’nin cenaze töreninin ve hemen sonrasına rastlayan Aşura anmasının on binlerce kişinin katıldığı bir gösteriye dönüşmesi bu hoşnutsuzluğun bir ifadesidir. Molla rejimi daha önceki gösterilerde olduğu gibi, bu sefer de kitleleri bastırmaya girişti, birçok insan ölürken, onlarcası tutuklandı ve bir o kadarı da yaralandı. Öyle gözüküyor ki, önümüzdeki dönemde de bu tip kitle gösterileri yaşanmaya devam edecek. Zira egemen sınıf içindeki kavga sürüyor ve on yıllardır kitlelere zulüm uygulayan koyu molla diktatörlüğü yerli yerinde duruyor. Molla rejiminin çelişkilerinin ne yönde çözüleceğini ...

Eşitlik mi? Külahıma Anlat!

Aslında burjuva Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşananları kavramak açısından da defalarca okunması gerekli olan bir eserdir “Hayvanlar Çiftliği”. Yargıda yaşanan son gelişmeler biz sınıf bilinçli işçilere bir kere daha “bazı hayvanların daha eşit” olduğu gerçeğini gösteriyor.

Marksizm Açısından İlericilik

Marksizmin ilericilik anlayışının sonuna kadar tutarlı özgürlükçü yönünü bir kez daha vurgulamak isteriz. Sözde ilerleme adına, tepeden inmeci, halk düşmanı yöntemlere asla prim verilemez. Burjuva demokrasisinin bile gerisinde kalan, Bonapartist, vesayetçi anlayışlara, sırf din karşıtı ve ...

Tekel Direnişinin Açığa Çıkardıkları

Tekel direnişi de gösteriyor ki, işçi sınıfının geniş kesimlerinin de desteğini alarak 2002’de iktidara gelen AKP’nin işçi düşmanı diğer burjuva düzen partilerinden bir farkının olmadığı gerçeği giderek işçiler tarafından daha iyi anlaşılıyor. İşçi sınıfı saflarında AKP karşıtlığı doğal olarak artıyor ve bu kuşkusuz sevindirici bir gelişmedir. Ne var ki, sendikal alanda işçi sınıfının bağımsız çıkarlarını savunan mücadeleci bir önderliğin olmayışı ve dahası işçi sınıfının devrimci bilinç ve örgütlülük düzeyinin geriliği koşullarında bu haklı sınıf tepkisi ve öfkesinin, burjuvazi içi çatışmanın kanallarında heba edilmesi riski son derece yüksektir.

Sığ Hayaller, Büyük İdealler ve Mutluluk

Kapitalizm insanları dev bir kafese hapsetmiş durumda. Çıkışsızlık içinde çırpınan emekçiler, bir yandan ayakta kalma mücadelesi verirken, bir yandan da her türlü büyük ideal ve amaçtan uzaklaştırılarak, küçük mülkiyet heveslerinin ve sığ beklentilerin peşine düşmeye mahkûm ediliyor. Ancak çoğunluk bunlara ulaşamadığı gibi, ulaşanlar da umduğu mutluluğu yakalayamıyor.

Çürüyen Kapitalizmin Kara Ütopyaları

Burjuvazinin ideolojik çıkışsızlığı ve sermayenin doymayan kâr hırsı (2012 filminin hâsılatının 1 milyar dolara yaklaştığı göz önüne alınırsa ne denmek istendiği daha iyi kavranacaktır) toplumu çürütüyor, insanın binlerce yıllık toplumsal mücadelesinin ürünü olan değerleri tersine çevirmeye çalışıyor. Yani burjuvazinin karanlık ütopyalarda çizdiği tufan manzarası hiçbir şekilde olasılık dışı değildir; tersine, eğer sömürü düzeni alaşağı edilemezse kapitalizmin dinamikleri insanlığı tam bir yıkıma götürecektir. Ancak tüm olguları sergileyen ve olasılıklara işaret eden Marksizm, hiçbir şekilde tarihsel iyimserliği de elden bırakmaz.

Marxist ATTITUDE home page Reload and refresh