Navigation

August 2009 tarihli yazılar

Alt-Emperyalizm Üzerine: Bölgesel Güç Türkiye /2

Türkiye 1980 dönemecinden bu yana, burjuvazinin dışa açılma doğrultusunda gerçekleştirdiği yapısal değişim neticesinde sıçramalı biçimde yol aldı, ekonomisi büyüdü ve alt-emperyalist bir ülke oldu. Fakat Türkiye, sermaye ihracı ve sermaye hareketlerinin küresel ölçekte yönlendirilmesi bakımından henüz üst emperyalist ülkeler düzeyinde bir büyük güç konumuna ulaşmış değildir. Ne var ki, Türkiye’nin kendisi sıcak parayı ve çeşitli sermaye hareketlerini çekmek açısından çok önemli bir pazardır. Ülke içine bu denli muazzam para akışı, Türkiye kapitalizmine bir anlamda olduğundan da daha zengin bir görünüm kazandırıyor.

Barış İçin Meşaleli Yürüyüş

Barış İçin Demokratik Çözüm Platformu, 1 Eylül Dünya Barış gününde Kadıköy İskele Meydanında yapılacak olan mitinge çağrıda bulunmak için, Kartal Meydanında meşaleli yürüyüşün ardından basın açıklaması yaptı.

Gazi Mahallesi Barış İçin Yürüdü

Barış İçin Demokratik Çözüm Platformu, yaklaşan 1 Eylül Dünya Barış Günü vesilesiyle Gazi Mahallesinde meşaleli bir yürüyüş düzenledi. Genci yaşlısıyla bir araya gelen mahalleli, saat 21’de eski karakol önünde toplanıp ortak sloganlar eşliğinde yürüyüşe başladı.

Brecht ve Epik Tiyatro

Brecht ve devrimci politik tiyatronun kurucuları, yaşamın değiştirilebilir olduğunu ve sanatın bunu mutlaka göstermesi gerektiğini ısrarla vurgulamışlardır. Zira daha önceki sınıflı toplumlarda olduğu gibi, burjuva sanat ve edebiyatı da, verili toplumsal koşulları değişmez bir mutlaklık içinde sunmuş ve derin sınıfsal çelişkilerle karakterize olan verili toplumu (kapitalist sistemi) onaylamıştır. Sanatın bu şekilde, burjuva sınıf çıkarlarının arabasına koşulması; “sanat için sanat”, “saf sanat” ve “sanata politika karıştırmamak gerekir” söylemiyle örtülür. Oysa kendinden menkul, mutlak, sınıflar ve çıkarlar üstü bir sanat yoktur. Geçmişten günümüze, en anıtsalından en mahremine kadar bütün sanat eserlerinin konusu insanların yaşamlarıdır.

Nasıl Bir Sendikal Anlayış?

Kuşkusuz bugün mücadeleci sınıf sendikacılığı anlayışı henüz sendikal mücadele içinde çok ama çok azınlıktadır. Ama yalnızca ve yalnızca militan sınıf sendikacılığı anlayışının egemen hale gelmesi sayesinde sendikalar gerçekten mücadeleci birer sınıf örgütü haline gelebilirler. Bugün burjuvazinin krizin bedelini işçilere ödetme, örgütsüzleştirme, sendikal yasaklar uygulama gibi saldırıları karşısında, işçilerin doğru ve mücadeleci bir tutum alabilmesi, ancak militan sınıf sendikacılığı anlayışının sendikalara hâkim kılınmasıyla mümkün olabilir. Ama öte yandan sendikalar da ancak mücadeleyle bu görüşlere kazanılabilir ve kazanılmalıdırlar.

Kriz Devam Ediyor

TÜİK ekonomiyle ilgili yeni verilerini geçtiğimiz ayın başında açıkladı. 2009 yılının ilk üç ayına ait olan istatistikler, ekonominin %13,8 oranında küçüldüğünü gösteriyor. 2008’in son çeyreğinde ise ekonomi %6,2 küçülmüştü.

Devrimci Sosyalist Basın Susturulamaz

Sermaye devleti, krizle birlikte hareketlenen toplumsal muhalefetin devrimci basınla buluşmasına engel olmak amacıyla sansür ve baskıyı arttırdı. Son aylarda artan bu baskı ve sansürü protesto etmek amacıyla çok sayıda sosyalist basın üyesi Taksim tramvay durağında bir araya gelerek bir basın açıklaması düzenledi.

Devrimci Tutsaklar Serbest Bırakılsın

Erol Zavar’a Yaşama Hakkı Koordinasyonu, cezaevlerindeki hasta tutsakların serbest bırakılması amacıyla bir basın açıklaması düzenledi. Koordinasyon üyeleri 18 Ağustos Salı günü saat 19.30’da Galatasaray Lisesi önünde düzenledikleri basın açıklamasında, devletin cezaevlerindeki çifte standartlı tutumunu eleştirdiler. Devletin “derin mahpuslar” ve “eski hocalar” söz konusu olduğunda tüm kapıları açtığını, sıra hasta tutsaklara geldiğinde ise tüm çağrı ve başvurulara rağmen kulaklarını tıkadığını dile getirdiler.

Güler Zere’ye Özgürlük Eylemleri Devam Ediyor

Tutukluluk koşullarında kanser tedavisi devam eden ve durumu her geçen gün daha kötüye giden Güler Zere’nin serbest bırakılması için gerçekleştirilen yürüyüş eylemleri kitleselleşerek devam ediyor. Çok sayıda demokratik kitle örgütü ve sendika temsilcisi, 15 Ağustosta Taksim tramvay durağında toplanarak yürüyüşe geçti. Güler Zere’nin resminin yer aldığı büyük bir pankartın en önde taşındığı yürüyüş boyunca, Güler Zere’nin ve onunla aynı durumda bulunan diğer politik tutukluların serbest bırakılmasını talep eden sloganlar atıldı.

Yeltsin’den Putin’e Rus Bonapartizmi

Haziran ayı başında Putin, Pikalyevo’da krizden etkilenerek kapanan 3 fabrikanın işçilerinin karayolu kapatma eylemi üzerine bölgeye giderek duruma müdahale etti. Medyanın eşliğinde kapanan fabrikaların ücretleri ödemeyen patronlarıyla toplantı düzenleyen Putin, kameraların önünde patronları azarladı. Patronları bencillik ve cimrilikle suçladı ve işçilerin maaşları ödenmezse söz konusu fabrikaları devletleştireceğini söyleyerek tehditler savurdu.

Genç-Sen'den Gözaltılara Protesto

10 Ağustos'ta harçlara yapılan zamları protesto eden GENÇ-SEN üyelerinden 14'ü polis tarafından gözaltına alınmıştı. Gözaltıları protesto etmek için 11 Ağustos saat 12.00'de Yüksel Caddesi'nde bir basın açıklaması gerçekleştirildi. Okunan basın açıklamasında öğrenciler, haftalardır harç zamlarına karşı bir direniş örgütlediklerini belirttiler.

Barış Anneleri Ankara’daydı

Ağustos'ta Ankara'ya gelen Barış Anneleri, hükümetten ve Genelkurmay’dan silahların artık susturulmasını istediler. "Silahlar Sussun Taraflar Konuşsun" pankartıyla Genelkurmay önüne yürümek isteyen Barış Anneleri; polis engeliyle karşılaşınca Güvenpark'ta bir saatlik bir oturma eylemi gerçekleştirdiler.

Doğu Türkistan’da Ulusal Sorun

Çin’de, Temmuz ayı içerisinde alevlenen Uygur isyanı, Türkiye’de özellikle burjuva siyasal çevrelerde geniş bir ilgiye mazhar oldu. MHP’li ve BBP’li faşistlerden radikal İslamcılara, Kemalist CHP’den AKP’ye tüm gerici burjuva koro, konu hakkında ikiyüzlü ve demagojik değerlendirmeler yapmaktan ve birbirlerini suçlamaktan geri durmadılar. Diğer taraftan sosyalist solun bir bölümü de, bu sorun karşısında doğru bir tutum sergileyemedi.

“İslamcı” Sermaye ve Fethullah Gülen Cemaati /2

Çok kaba hatlarla özetlediğimiz İslamcı akım ve sermayenin yakın dönem gelişim sürecine ilişkin tabloda Fethullah Gülen’in özel bir yeri olduğu muhakkaktır. Bu özelliği belirleyen husus, esas olarak onun başında bulunduğu cemaatin bugün İslamcı çevreler içinde, sermaye gücü, medya gücü, siyasi güç, toplumsal tabanın genişliği ve uluslararası ilişkiler ağı bakımından önde gelmesidir.

“Güler Zere’nin Katledilmesine İzin Vermeyeceğiz!”

Tutukluluk koşullarında kanserle yaşamaya mahkum edilen Güler Zere’ye destek vermek ve Zere’yle birlikte diğer hasta tutukluların da serbest bırakılması talebiyle İstiklal Caddesi üzerinde bir eylem yapıldı. Çok sayıda demokratik kitle örgütünün katılımıyla gerçekleşen eyleme yaklaşık 1500 kişi katıldı. Taksim tramvay durağında kitlenin toplanmasının ardından Galatasaray Lisesi’nin önüne kadar, sloganlar eşliğinde yürüyüş yapıldı.

Genç-Sen Zamları ve Gözaltıları Protesto Etti

Genç-Senliler harçlara yapılan zammı Ankara’da protesto etmek isterken polis saldırısına uğrayan ve gözaltına alınan arkadaşları için Taksim tramvay durağında bir basın açıklaması gerçekleştirdiler. Yapılan saldırı ve gözaltılar, “Harçlara Zam Yaptırmayacağız”, “Genç-Sen Sokakta Zamların Karşısında”, “Asla Yalnız Yürümeyeceksin” sloganlarıyla protesto edildi.

Mamak İşçi Kültür Evi’ne Polis Baskını

Krizin faturasını emekçilere çıkarma derdinde olan TC burjuvazisi, devrimcilere yönelik baskılarını artırıyor. Direnişte olan işçilere saldıran, iş bırakacakları gerekçesiyle işçilerin evlerine baskın yapan, harçları protesto eden öğrencileri coplayan polisin son dönemlerde kitle örgütlerine ve muhalif gruplara karşı sıklaşan baskınlarına bir yenisi daha eklendi.

Statükonun Perde Önündeki Koçbaşı: Yargı

Egemen sınıf içi kapışma, her bir adımda yarılmanın derinleşmesiyle ve şimdiye dek elbirliğiyle örtbas ettikleri pisliklerin görülmedik bir şekilde ortaya dökülüp saçılmasıyla, daha bir kızışarak devam ediyor. Ancak şu da bir gerçek ki, yıllardır yürüyen bu it dalaşında statüko cephesi iyiden iyiye savunma pozisyonuna çekilmiş bulunuyor. Genelkurmay başkanının 36 generali arkasına dizip “belge değil kâğıt parçası” şovuna girişmesi bile düşülen aczin bir göstergesidir.

Güler Zere’ye Özgürlük! Hasta Tutsaklar Serbest Bırakılsın!

Ağır tecrit koşulları altında hastalıklarla boğuşan, tedavi görmeleri bile engellenen devrimci tutsaklar, burjuva devlet tarafından ölüme sürükleniyor. Yakalandığı ağız kanseri dördüncü evresine ulaşan Güler Zere’nin tutukluluk koşulları, hastane raporlarına rağmen halen devam ettiriliyor.

Genç-Sen’li öğrenciler parasız eğitim talebiyle alanlarda

Öğrenci Gençlik Sendikası Genç-Sen “HARÇLARA ZAM YAPTIRMAYACAĞIZ” şiarıyla birkaç haftadır sokaklarda taleplerini haykırmaya devam ediyor. YÖK tarafından yapılacağı söylenen yüzde 8 ila yüzde 500 arasındaki zam oranını kabul etmeyeceklerini belirten öğrenciler, kriz koşullarından faydalanmak isteyen egemenlere “Harçlara Değil Maaşlara Zam” sloganı eşliğinde krizin yükünü ödemeyeceklerini haykırıyorlar.

Honduras’ta Darbe

Bir Orta Amerika ülkesi olan Honduras’ta, 28 Haziranda gerçekleştirilen darbe sonucunda ordu tarafından bir geçici hükümet atandı. Devlet başkanı Manuel Zelaya ise evine yapılan baskınla gözaltına alınarak apar topar Kosta Rika’ya sürgüne gönderildi. Darbeden hemen sonra sokağa çıkma yasağı ilan edildi, hükümetin bakanlarına ve kitle hareketinin başını çeken işçi ve köylü aktivistlere karşı tutuklama furyası başlatıldı.

Devrimci Tutsaklara Özgürlük!

Burjuva devlet ölümcül hastalıklara yakalanan devrimci tutsakları cezaevlerinde tutmaya devam ederek katliama göz yumuyor. Geçtiğimiz yedi ayda 6 tutuklu ve hükümlü sağlık sorunları nedeniyle öldü. Sağlık sorunları her geçen gün büyüyen 19 tutuklu ve hükümlü de burjuva devletin keyfi engellemeleri nedeniyle her an ölüm riskiyle karşı karşıya.