June 2009 tarihli yazılar


Sen Yolunda Yürü!..

Leninist parti anlayışının özünü, sınıfa devrimde önderlik edebilecek öncüyü örgütlemek ve bu öncüyü devrime hazırlamak oluşturur. Kuşkusuz bu örgütsel yaklaşım, sınıfın çeşitli düzey ve biçimlerde kitle örgütlerine sahip olması gerekliliğini de içerir ve bunu teşvik eder. Leninist örgüt anlayışının karşısına örgütsüz kitlelere tapınmayı veya gevşek parti tiplerini dikenler ise, yaşamın boşluk tanımadığını gözlerden gizlemek isterler. Unutulmamalı ki, devrimci bilinç sınıf içinde kendiliğinden üreyip yayılmaz. Devrimci örgütlülük sayesinde sınıfa devrimci bilinç taşınmadığı takdirde, çeşitli burjuva siyasetler sınıfa her an başka türden bilinç taşırlar.

İran’da Toplumsal Patlama

12 Haziranda yapılan cumhurbaşkanlığı seçimleri, köklü çelişkilerle yüklü İran’da toplumsal bir patlamayı tetiklemiş durumda. Açıklanan sonuçlara göre Mahmud Ahmedinecad toplam oyların %63’ünü, Mir Hüseyin Musevi ise %34’ünü aldı. Böylece ikinci tura kalmadan mevcut cumhurbaşkanı Ahmedinecad seçimleri bir kez daha kazanmış oldu. Ancak “reformcu” olarak adlandırılan Musevi ve Mehdi Karrubi seçimlere Ahmedinecad tarafından hile karıştırıldığını öne sürerek sonuçları tanımadıklarını ilan ettiler ve hemen akabinde ise, sayısı yüz binleri bulan kitleler polislerin, Devrim Muhafızlarının ve paramiliter bir örgütlenme olan besic’lerin (gönüllü İslam savaşçıları) açık terörüne rağmen meydanlara inerek öfkelerini dışa vurdular.

Emperyalist Planlar Kafkasya’ya Barış Getiremez

Emperyalist planların hayata geçmesi, zaten varolan sorunlara yeni sorunlar ekleyecektir. Bu planlar, halkların kendi kaderlerini tayin etmesine dayalı çözümler içermediklerinden, getirilen her çözüm son tahlilde suni ve tepeden kalmaya mahkûmdur ve geçici olacaktır. Ayrıca emperyalist-kapitalistlerin arasındaki çıkar çatışmalarının sonu da olmadığından, her daim yeni sorunlar kışkırtılacak ve halklar birbirine düşürülmeye çalışılacaktır. Yıllarca özerk olarak varolmuş ve sonra da bağımsızlığını ilan etmiş Dağlık Karabağ’ın, Ermenistan dâhil hiçbir ülke tarafından tanınmamış olması buna örnektir. Güya sorunun çözümü amacıyla taraflar bir araya gelmekte, ABD, Rusya, Fransa gibi emperyalist güçler işin içine burunlarını sokmakta, ama halkların talepleri kaale alınmamaktadır.

Emperyalist Haydutlar Somalili Korsanlara Karşı!

Birleşmiş Milletler (BM), Somali açıklarında ticari gemilere saldırı düzenleyen korsanları gerekçe göstererek, geçtiğimiz aylarda, “Görev Gücü 151” adlı bir askeri deniz gücü oluşturdu. 10 ülkenin (ABD, İngiltere, Kanada, Suudi Arabistan, Güney Kore, Avustralya, Japonya, Birleşik Arap Emirlikleri, Pakistan ve Türkiye) katıldığı bu askeri gücün komutanlığının Türkiye’ye verilmesi, TC burjuvazisi tarafından sevinçle karşılandı. Burjuva medyadaki bazı köşe yazarları, Somali kıyılarını ve Aden Körfezini kontrol altında tutan gemilerin komutanlığının bir Türk subaya verilmesi üzerine keyiften dört köşe oldular; bir zamanlar bu denizlerin Osmanlı’nın kontrolünde olduğunu hatırlatan kibirli yazılar döşediler. Hatta “Piri Reis” benzetmesi yapanlar oldu.

İstanbul’daki Yıkımların Düşündürdükleri

Konut sorunu aslında seçimlerden bağımsız olarak işçi ve emekçilerin en önemli sorunlarından birisidir. Üstelik sadece Türkiye’ye has bir durum değildir bu. Kapitalizmin doğası gereği tüm dünyada emekçiler bu sorundan mustariptir. Rüyalar ülkesi ABD’de bile evsizlerin sayısı 2007’deki resmi rakamlarına göre 700 bin civarındadır. Bu rakamın derinleşen krizle birlikte çok daha arttığı muhakkaktır.

Kapitalist Çürüme ve Akıldışılık

Bunamış ve çökmekte olan bir sistemde yaşıyoruz. İnsanlık kontrol edemediği güçler tarafından yok oluşa sürükleniyor. Bu gidişe dur demenin tek yolu kapitalist sistemi yok etmekten geçiyor. İnsanlığın kurtuluşu, bu görevi yerine getirebilecek tek sınıf olan proletaryanın kendi siyasi ...

Emperyalist Savaşın Ateşi Pakistan’ı da Yakıyor

Emperyalist savaş genişler ve derinleşirken daha şimdiden milyonlarca insanın ölmesine ve sefalete sürüklenmesine yol açmaktadır. Afganistan ve Irak’tan sonra şimdi de Pakistan emperyalist savaş cenderesinin içine düşmüştür. Emperyalistler Pakistan’ı kendi planlarını uygulayabilmek için istikrarsızlaştırırken, bunun ceremesini de işçiler ve yoksul köylüler çekmektedir.

“Büyük İnsanlığın” Büyük Şairi: Nâzım Hikmet

Bizler, bu toprakların işçileri, biliyoruz ki Nâzım Hikmet tüm dünya işçilerinin ozanıdır. Bizlere mücadelesiyle ve dizeleriyle ulaştırdığı selâmını, ekmek gül ve hürriyet günlerinde her dilden söyleyeceğimiz şarkılarda bayrak bayrak dalgalandıracağız. Nâzım’ı bilincimizde, yüreğimizde ve ...

BDSP’lilere Yapılan Saldırılar Protesto Edildi

Sabra Tekstil önünde bildiri dağıtmak isteyen BDSP’liler 9 Haziran sabahı özel güvenlikçilerin silahlı saldırısına uğradılar. Bu saldırıda iki devrimci yaralandı. Aynı günün akşamı yine işyeri önüne giden BDSP’lilere bu defa polis saldırdı. Polisin bu coplu, gazlı ve silahlı saldırısında ...

Mayınlar Kimin İçin?

Suriye sınırına döşenmiş olan mayınlı arazinin temizlenmesi ve bu arazinin nasıl kullanılacağı tartışmaları iyice alevlendi. Mayınları kim temizleyecek? Temizlenmiş arazi nasıl kullanılacak? Bu tartışmalar işçi-emekçi kitlelerden ve bölge halkından bağımsız olarak yürütülüyor. Egemen sınıfın siyasal temsilcileri tartışmaya devam ederken, Meclise sunulan mayın tasarısı AKP milletvekillerinin onayıyla kabul edildi.

Kadıköy’de “ÖSS Duvarını Yıkalım” Mitingi

Yaklaşık 2 milyon öğrencinin “iyi bir gelecek” umuduyla gireceği ÖSS, öğrencilerin de belirttiği gibi eşitsizlik ve kâr temelli işliyor. Sınav sistemi işçi ve emekçi ailelerin çocuklarını eliyor, parası olana üniversite hakkı tanıyor. İşçi ve emekçi ailelerin çocuklarının gerçek kurtuluş yolu ...

Mardin’deki Katliamın Sorumlusu Burjuva Devlettir

Burjuva cumhuriyet, kurulduğu günden bugüne Kürt halkı üzerindeki baskısını hiçbir zaman eksik etmemiştir. Kürt halkının demokratik taleplerini faşizan yasalarla, uygulamalarla ezme yolunu seçmiştir. Burjuva düzen şiddetin her türlüsüne başvurmasına rağmen Kürt halkının onurlu kavgasını bitirememiştir. Türkiye’de işçi sınıfının mücadelesi yükselip Kürt halkının mücadelesiyle birleşirse işte o zaman yağmacı burjuva devletten hesap tam sorulacaktır.

“100 Bin Kişiydiler”

Metin Kaya’nın yönetmenliğini yaptığı, 1990-91 grevini ve sonrasındaki Ankara Yürüyüşünü konu alan “100 Bin Kişiydiler” belgeseli 1 Haziranda Marmara Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümünde ilgiyle izlendi. 70 dakika süren belgeseli yaklaşık 30 kişi izledi.

Bir Kez Daha 1 Mayıs Üzerine: Aynaya Yansıyanlar

Sosyalizm bir işçi hareketi hüviyeti kazanmadıkça bu tür savrulmalara, hastalıklara ne yazık ki daima tanık olacağız. Bu akımların, mevcut anlayışları ve duruşlarıyla işçi sınıfının mücadelesine verebilecekleri hiçbir şey yoktur. Proleter devrimciler ekonomik ve sosyal planda yaşanan tüm proleterleşmeye rağmen bu topraklarda çok güçlü olan küçük-burjuva ruhun kendini yeniden üretme potansiyelini asla küçümsememelidirler. Her halükârda, nasıl ki Türkiye’de 1 Mayıs geleneğini ve Taksim’i yaratan küçük-burjuva devrimciliği olmamışsa, Taksim’in işçi sınıfı tarafından gerçek anlamda yeniden kazanılmasını sağlayacak olan da yine küçük-burjuva devrimciliği olmayacaktır. Bu görev işçi sınıfından kopmadan onu ileri çekmeye çaba harcayan proletarya devrimcilerinin gösterişten uzak emeğiyle ...

Koruculuk Sistemi: Kürdü Kürde Kırdırmak

Kürt sorununda çözüm tartışmalarının alevlendiği ve PKK’nin 1 Hazirana kadar eylemsizlik kararı aldığı kritik bir dönemde, Mardin’in Zanqirt köyünde (Bilge köy) 17’si kadın, 6’sı çocuk 44 kişinin makineli tüfeklerle taranarak katledildiği haberi geldi.

Mardin Katliamı ve Koruculuk Sistemi: Gerçekler Direngendir!

Mardin’de 44 kişinin ölümüne neden olan katliam, sanki ilk kez yaşanmış ve daha önce böyle bir katliam olmamış gibi günlerce tüm medyada tartışıldı. Burjuva yazar-çizer takımı, bu katliamı töre cinayetiymiş gibi lanse ederek gerçekleri saptırmaya çalıştı. Yaşananların Kürt halkının cehaletinden kaynaklandığını ileri sürecek kadar pervasızlaştılar. Koruculuğu sorgulamaktan alabildiğine çekinerek, Kürt halkına yönelik yıllardır uygulanan baskı ve imha politikalarının üzerini örtmeye çalıştılar.

Marxist ATTITUDE home page Reload and refresh