May 2007 tarihli yazılar


Darbe Tehdidinin İşaret Ettiği Gerçekler

Önümüzde, demokratik hakların kararlı biçimde savunucusu olan ve Türkiye’nin kanlı bir emperyalist paylaşım savaşının içine çekilmesine karşı çıkan tüm güçlerin çok daha fazla uyanık ve mücadeleci olmasını gerektiren zorlu bir süreç uzanıyor. Darbeci güçlerin yaratmak istediği puslu ortama boyun eğmeyelim! İşçi-emekçi kitlelerin seçim hakkı gibi temel demokratik haklarının darbeci tertiplerle ellerinden alınmasına izin vermeyelim! Halkları birbirine kırdıracak kanlı paylaşım savaşlarına geçit vermemek için örgütlü işçi güçlerinin militan cephesini yükseltelim!

Hep beraber mücadeleye!

Sınıf içi rekabeti kıralım!

Kentsel Yağma ve Talan Projesi

AKP hükümeti ve İstanbul, Ankara gibi büyük şehirlerin belediyeleri, bir süreden beri “Kentsel Dönüşüm” adı altında yeni bir yağma ve talan operasyonu yürütüyorlar.

Mavi Gözlü Komünist Dev

12 Eylül 1980 askeri faşist darbesinin kültür-sanat alanında yarattığı karanlığın perdeleri yavaş yavaş yırtılmaya başlandı. Bilindiği üzere faşist darbe devrimci işçi hareketini silindir gibi ezmiş, sanattan politikaya yaşamın her alanını zapturapt altına almıştı.

“Gençlik Nerede?”

İşçi sınıfının eğitimli gençleri de, kişisel başarılarının onları parlak bir geleceğe taşıyacağı beklentisinin boş bir hayal olduğunu ergeç göreceklerdir. Çünkü kapitalizmin işçi-emekçi kitlelerin gençlerine genelde sağladığı tek şey, onların ücretli işgücüne katılmalarıdır.

Düşün!

Burjuva Feminizmi Yine Sahnede

Kadın Adayları Destekleme ve Eğitme Derneğinin (KA-DER) seçimler dolayısıyla başlattığı “renkli” kampanya, burjuva medyanın yakın ilgisine mazhar oldu. Burjuva sanat, basın, magazin ve iş âleminden ünlü kadınların bıyık ve kravat takarak verdikleri pozlarla başlayan bu “ses getirici” kampanyanın amacı, seçimler sonrasında meclis sıralarının en az üçte birini kadın vekillerin doldurması olarak açıklandı.

AB’nin 50. Yılı Üzerine

Avrupa’nın burjuva liderleri geçtiğimiz Mart ayında Avrupa Birliği’nin 50. yılını debdebeli bir gösteriyle kutladılar. Şampanyalar patlatıldı, özgürlük, demokrasi ve barış üzerine nutuklar atıldı. Buna mukabil burjuva liderler yüzlerine yerleştirdikleri sahte mutluluğa, gülücüklere ve aşırı nezakete rağmen bastıramadıkları bir kaygı içindeydiler. Zira çizilen tablo ile verili gerçeklik tümüyle farklı. Birliğin geleceğinin belirsiz olduğu çoktandır apaçık ortaya çıkmış bulunuyor.

Putschist Drive in Turkey

Turkey has been in a state of political turmoil for the last few weeks due to the process of electing a new president by the parliament. The ruling Justice and Development Party (AKP), a split from an earlier moderate Islamist party (the Virtue Party) about six years ago as one of the consequences of the military intervention in 1997, sought to elect one of its leading members as president, which is fiercely opposed by the Kemalist-nationalist establishment spearheaded by the military and the main bourgeois opposition party, the Republican People’s Party (CHP).

Fransa’da Neler Oluyor?

Dünyadaki tüm siyasal gelişmeleri koşullandıran ve belirleyen şey, kapitalizmin içine düştüğü tarihsel bunalım ve bunun bir sonucu olan emperyalist savaştır. Emperyalist çürüme ve siyasal gericilik özellikle emperyalist savaş dönemlerinde daha belirgin bir biçimde açığa çıkıyor. Militaristleşme, anti-demokratik yasaların yürürlüğe konması ve polis devleti uygulamaları bu dönemlerin özgün karakteridir. Bu dönemlerde gericilik burjuva siyasetinin her rengine damgasını basar.

1 Mayıs 2007’nin Ardından

İşçi sınıfı devrimcileri küçük-burjuva rekabetçiliğinden, duygusallıktan kendini arındırabilmeyi başarmış, serinkanlı bir duruş geliştirebilmelidirler. Bu tutum bizim küçük-burjuva toprağımızda özellikle önem taşımaktadır. Gelecek 1 Mayıslar ve diğer mevziler ancak bu tutum yaygınlaştığı ölçüde kazanılabilir.

Postal Gölgesinde Devlet Solculuğu

Gerçek kapışma geleneksel-statükocu burjuva iktidar odaklarıyla, başını TÜSİAD’ın çektiği mali-sermaye arasındadır. Laiklik, milli egemenlik, bölünmez bütünlük gibi unsurlar, bu kapışmanın temelini değil, kapışan taraflardan birinin siyasal-ideolojik söylemini oluşturuyor.

Tüm Baskılara ve Polis Terörüne Rağmen 1 Mayıs

Biz Marksist, enternasyonalist işçiler biliyoruz ki, işçi sınıfı asıl hedefine kilitlenip bu hedef doğrultusunda örgütlü gücünü yükselttikçe değil Taksim’i, tüm dünyayı kazanacaktır. Bunun içinse öncelikle dünyayı kazanmanın aracını yaratmak gerekiyor.

Marxist ATTITUDE home page Reload and refresh