Navigation

June 2005 tarihli yazılar


Bolivya Yine Çalkalanıyor

Bolivyalı işçi ve köylüler bir buçuk yıllık bir molanın ardından yeniden sokaklara döküldüler. Mayıs ortasından bu yana giderek kabaran bir eylemlilik dalgasının yarattığı basınca dayanamayan devlet başkanı Mesa, selefi Lozada gibi istifa etmek zorunda kaldı. Ateşi tutuşturan kıvılcım, bir buçuk yıl öncekiyle aynıydı: Çokuluslu petrol tekelleriyle yapılan gaz ve petrol anlaşmalarını düzenleyen hidrokarbon (petrol, doğalgaz vs.) yasası.

Eğitim-Sen’e Kapatma Davasının Öğrettikleri

Örgütlüysek Her şeyiz, Örgütsüzsek Hiçbir şey!

Çırakların “Çocuk Günü”

Bir kaç noktanın altını çizmek istiyorum

Tibet’in Dayanışma Gecesi ve “Gerçek Kurbanın Acısı” Oyunu

Faşizmin Yenilgisinin 60. Yıldönümü Kutlamalarına Dair

Faşizmin iktidar oluşunda ve II. Emperyalist Dünya Savaşının insanlığa çektirdiği acılarda Sovyet bürokrasisinin tutumunun da payı vardır. Stalinist bürokrasi dünya komünist hareketi üzerindeki hegemonyasını korumak ve kendi iktidarını pekiştirmek için, Fransa’da, İspanya’da, İtalya’da, Yunanistan’da işçi devrimlerinin önüne geçti. Tarihin bu gerçeklerini göz önünde bulundurduğumuzda, Stalinist bürokrasinin faşizme karşı zaferinden söz etmenin ne kadar yanlış olduğu ortadadır. Enternasyonalist komünistlerin görevi, böylesi boş “zafer” nutukları atmak değil, işçi sınıfı içerisinde kök salmış ve Bolşevizmin ideolojik mirasına sahip çıkan bir partinin olmadığı koşullarda uğranılan tarihsel yenilgi dönemlerinden dersler çıkarmaktır.

Papa Öldü – Karol Wojtyla (Papa II. John Paul) İçin Ölüm İlanı

Papa olarak da bilinen Karol Wojtyla, medya karşısında mükemmel bir biçimde sergilenen uzun ıstırapların ardından 2 Nisanda göçüp gitti. Medya onun ölümünü, binlerce kişiyi yasa boğan ve Katolik Kilisesine ikinci bir bahar yaşatan –bu bahar kısa sürecek olsa da– muazzam bir tiyatro gösterisine dönüştürdü.

Küreselleşme

Eşitsiz ve Bileşik Kapitalist Gelişme

Kapitalizm altında yaşanan değişimin görülmesi, ona fazladan olumlu anlamlar yüklenmesini gerektirmiyor. Bu üretim tarzı tarihinin hiçbir döneminde sınıflar üstü bir refah olanağı yaratmadı. Ne var ki kapitalizmin küreselleşmesi, dünya ülkeleri arasındaki gelişme farklarını ortadan kaldıracak ve daha eşitlikçi bir ...

Marksizm ve Türk Solunun İdeolojik Geleneği

1960-71 dönemi, Türkiye sol hareketinin tarihinde çok önemli bir kesiti oluşturmaktadır. Gerçekten de bu dönem, uzun yılları kapsayan bir örgütsüzlük ve suskunluktan sonra, Türkiye’de sosyalist hareketin yığınlara açıldığı, aydınları, gençliği, öncü işçileri kucaklayarak ilk kez kitleselleşmeye başladığı tarihsel ...

15-16 Haziran Genel Direnişi

Bu büyük direnişin kanıtladığı gerçeklerin en başında şüphesiz işçi sınıfına önderlik edecek devrimci bir siyasal parti olmadıkça işçi sınıfının bu tür patlamalarının düzen tarafından her zaman savuşturulabileceği gerçeği gelmektedir. Lenin emperyalizm çağını proleter devrimler çağı olarak adlandırmıştı. Bu çağda ...

Kapitalizmin Adaleti

Faşistlerin gölgesinde şenlik

‘89 Bahar Eylemleri

Önderlik olmaksızın gelişecek hareketler, tarihin tanıklığında hep yenilgiyle sonuçlanmış ve ardından uzun süreye yayılan gericilik dönemleri başlamıştır. Troçki’nin 1938’de ifade ettiği “insanlığın krizi devrimci önderliğin krizine indirgenmiştir” sözü tüm gerçekliği ile ayakta durmakta ve devrimci Marksistlere ...

Nazım Hikmet: İşçi Sınıfına Sevdalı Bir Komünist Ozan

Kimilerine göre dünyaca ünlü bir şair, kimilerince “kartpostal şairi” ve kimilerince de aşklarıyla, sevdalarıyla ünlü bir şairdir Nazım Hikmet. Oysa Nazım Hikmet’i Nazım Hikmet yapan dahiyane yetenekte bir komünist şair olmasıdır. Bu yazı, onun hatırasını ve ortak davamız olan komünist bir dünya yaratma ...

3. Paylaşım Savaşı ve Sosyal Demokrasi

Marxist ATTITUDE home page Reload and refresh