May 2004 tarihli yazılar


İsa’nın Çilesi

Mel Gibson’un Filminin Bir Eleştirisi

Artık eşitlikçi bir toplum kurma fikri dinin vecibesi değil, günümüz proletaryasının vereceği mücadelenin işidir. Kapitalizm halihazırda gerçek bir komünist toplum yaratmanın nesnel zeminini hazırlamış durumdadır. Fakat emeğimizin ürünlerinin toplumun ortak mülkiyetinde olacağı böylesi bir toplum yalnızca sosyalist bir devrim yoluyla sökün edebilir. İki bin yılı aşkın süredir görülen rüya, yirmi birinci yüzyılın dünya sosyalist toplumunda gerçekliğe dönüşecektir: Herkesten yeteneğine göre herkese ihtiyacı kadar ilkesi uyarınca. Birlikte mücadele ettiğimiz takdirde, çocuklarımız ve torunlarımız için sonsuza dek sürecek böylesi bir Cenneti yeryüzünde kurabiliriz!

Boğaziçi Üniversitesinde Neler Oluyor

YÖK Tasarısı ve İmam-Hatip Tartışması

Aslında her ikisi de özünde gerici olan burjuva kamplar, açıkça görüldüğü gibi, devlet ve dinin birbirinden ayrışmasını istememektedirler. İşin özü bu olduğu için, bunlar arasındaki mücadele de esasen, birinin devletin dinin içine daha fazla sızması için, diğerinin ise dinin devlet içine daha fazla sızması için verdiği mücadele anlamına gelmektedir. İşçi sınıfının devrimci perspektifi ise din ve devletin gerçek anlamda birbirinden ayrılması ve bunun bir parçası olarak din ve vicdan özgürlüğünün, ait olduğu sivil alanda sağlanmasıdır.

’68 Salt Bir Öğrenci Hareketi miydi?

‘68 denince akla hep bu yıllarda yükselen gençlik hareketi geliyor. Ancak gençlik hareketindeki bu yükselişin asıl zeminini oluşturan işçi hareketindeki yükseliş ise unutuluyor ya da ona ikincil bir önem atfediliyor. Oysa ‘68 Mayısı ile simgelenen dönem, bir gençlik isyanından, sokak ...

1 MAYIS’ın Ardından

Önümüzdeki hedef, bu yıl Çağlayan ve Saraçhane eylemlerini gerçekleştiren işçi-emekçi kitlelerin, devrimcilerin elele vererek ve büyüyerek 1 Mayısları daha da ileriye taşımaları olmalı. Bolşevik kadrolar sınıfın 1 Mayıs bayrağını daha da yükseklere dikebilmek kararlılığıyla şimdiden çalışmaya atılacaklar. Önümüzde yeni bir mücadele dönemi açılıyor. İşçi sınıfı örgütlü gücünü yükselttiği ölçüde burjuvazinin dayatmalarına direnecektir. Sınıf içinde devrimci çalışma meyvelerini vermeye başladığında, burjuvazinin barikatları işçi kitlelerinin Taksim dahil büyük alanları doldurmasını asla engelleyemeyecek. İşçiler burjuvazinin yasaklarını delip geçecekleri gibi 1 Mayıslarda öldürülen tüm sınıf kardeşlerinin hesabını da soracaklar. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın!

Deniz Gezmiş, Yusuf Arslan ve Hüseyin İnan

Kapitalizm ve Eğitim

Tarihteki bütün sınıflı toplumlarda eğitim, egemen sınıfın ideolojisinin yeniden üretiminin ve topluma yayılmasının, kabul ettirilmesinin bir aracı olarak işlev görmüştür. Egemen sınıflar, hegemon konumlarını koruyabilmek ve bireyleri üretim ilişkilerine uygun olarak yetiştirmek için eğitimi kendi çıkarları doğrultusunda kullanmışlardır. Bu bağlamda eğitim, egemen sınıfların ideolojik araçlarından biridir. Kapitalist toplumda da eğitimin anlamı farklı değildir, ancak kendisinden önceki toplumlara göre çok daha karmaşık bir işleve ve işleyişe sahiptir. Kapitalizm için eğitim, bir yandan burjuva sınıfın toplum üzerindeki egemenliğini sürdürebilmesinin bir aracı ve eğitim kurumları da burjuva ideolojisinin üretildiği ve yayıldığı yerlerken, diğer yandan da sermayenin hizmetine sunulmak ...

Marxist ATTITUDE home page Reload and refresh