Navigation

October 2003 tarihli yazılar

Yücel Boru'da işçiler zehirlendi

Gebze'de bulunan Yücel Boru fabrikasında son üç aydır işlerin yoğunluğu bahane edilerek, mesai süreleri ay içinde belirli bir süre boyunca 12 saate çıkarılıyor.

Kârlarla birlikte iş cinayetleri de artıyor

Son beş-altı ayda metal sektörünün canlanması yönündeki kıpırdanışlar, iş kazalarının da artmasını beraberinde getiriyor.

İş Yasası çıktı, sırada uygulaması var

Daha önce İstanbul'da bulunan ve Petrol-İş'in örgütlü olduğu Doğan Lastik, 1996 yılında Gebze Organize Sanayi Bölgesine taşınmıştı.

Bolivya: Yarım Kalan Devrim

Latin Amerika ülkelerinin pek çoğu gibi Bolivya da kısa dönemde yeniden bir devrimci durumun eşiğine gelebilir. İşçi sınıfı ve ezilen kitlelerin iktidarı dahi alabilecekleri durumlarla karşılaşabiliriz. Ancak devrimci parti yaratılamadığı sürece, böyle bir durumda bile işçi sınıfının asla muzaffer olamayacağını söylemek kehanet olmaz. İktidarın belli bir süre elde tutulduğu fakat önderlik eksikliği yüzünden devrimin kaçınılmaz olarak yenildiği Paris Komünü deneyimi biliniyor. Dünya işçi sınıfının kapitalizm belasından kurtulabilmesi için Paris Komünü gibi yarım kalmış devrim deneyimlerine değil, yeni Ekimlerin yaratılmasına ihtiyacı var. Bolşevik tarzda örgütlenmiş devrimci bir parti olmadığı sürece, Bolivya'da, tüm Latin Amerika'da ve dünyanın her yerinde işçi sınıfının devrimci ayaklanmalarının yenilgisi kendini acı deneyimlerle göstermeye devam edecektir.

Genç İşgücü Sömürüsü: Çıraklık ve Stajyer İşçilik

Sermaye sınıfı kendi çıkarları için işçi sınıfını mesleki dar görüşlülük, işkolu ve ulusallık düzeyinde bölmeye çabalamaktan geri durmaz. İşyerlerinde işçileri kadrolu, mevsimlik, çağrı usulü çalışan veya çırak-stajyer işçi statülerine ayırmak da işçi sınıfını bölmek ve gücünü zayıflatmak amacına hizmet eder. Oysaki, işçi sınıfının çıkarları mesleki, yerel ya da ulusal bölünmüşlükte değildir. Dünya işçilerinin çıkarları ortaktır. Daimi işçilerle çırak ve stajyer işçiler arasındaki bölünmüşlük sermaye sınıfının körüklediği bölünmüşlüktür. İşten atılma, atılanların yerine düşük ücretle çırak ve stajyer işçilerin çalıştırılması, fazla mesailere kalmak, daimi işçilerin karşılaştıkları bir dizi sorundur. Ancak işçi sınıfının gücü örgütlü birlikteliğinden gelir. İster daimi isterse çırak ve stajyer işçi olsun bölünmüşlük ve rekabet, işçi sınıfının hiçbir kesiminin sorunlarının bir tekini dahi çözmez, çıkarlarına hizmet etmez. Daimi işçiler, çırak ve stajyer işçiler, sınıf örgütlerinde ortak politikalar temelinde birleşerek ve emek güçlerini sömüren kapitalist sınıfa karşı ortak mücadele ederek sorunlarını çözeceklerdir.

Ulusal Sorun Üzerine Perspektifler

Doğu’da Perspektifler ve Görevler

Doğu Emekçileri Komünist Üniversitesinin Üçüncü Yıldönümünde Yapılan Konuşma

21 Nisan 1924

"Deliler" çıldırdı, "akıllılar" meleşiyor

Kapitalizmin Tanrısı yeni “peygamberini” gönderdiğinde eskilerine oranla çok daha umutluydu. İnsanlık yeniden nizam altına sokulacak ve böylece yaşanan karmaşaya son verilecekti.

Emek Dünyasından

Sendikal Mücadeleye Militan Yaklaşım

Sendikalar işçi sınıfının birer silahıdırlar. Bu silah bugün paslı, mekanizması bozuk ve uzun süre kullanılmamaktan dolayı işe yaramaz haldedir. Hatta çoğu zaman işçi sınıfı bu silahı kullanmasını da bilmediğinden, burjuvazi tarafından bizzat kendisine karşı kullanılmaktadır. Ama bu durum onun bir silah olduğu ve hatta işçi sınıfının elinde bir silah olduğu gerçeğini değiştirmez. Yapılması gereken, bu silahı temizleyerek işler hale getirmek ve burjuvaziye doğrultmaktır. Ne var ki işçilerin çoğunluğu henüz bu bilinçten yoksun durumdadırlar. Dolayısıyla sendikalarda uzun soluklu, ciddi bir çalışma yürütülmeden, kaybedilmiş mevzilerin tekrar kazanılması mümkün olmayacaktır. Yapılması gereken, işçi sınıfına ve onun ideolojisine yakışır tarzda politikaların, militan bir sınıf sendikacılığı anlayışının savunulması ve örgütlenmesidir.