Navigation

August 2002 tarihli yazılar

KESK’in 17 Ağustos Ankara Mitingi

KESK Danışma Kurulu üyeleri, kamu çalışanları için bir ilk olan 15 Ağustos tarihli toplu görüşmenin iki gün öncesinde, yani 13 Ağustosta, konfederasyon merkezinin bulunduğu İstanbul’dan Ankara’ya doğru yola çı

Küreselleşme: Efsaneden Gerçeklere ...

Seattle ve Washington ile başlayıp, sonrasında Davos, Melbourne, Prag ve Nice’te varlığını iyiden iyiye hissettiren eylemler aslında gerçek bir anti-kapitalist siyasal-toplumsal programdan ve örgütlenme tarzından yoksundu.

Marksizm ve Savaş

20. yüzyılın ikinci yarısında ise savaş, en azından ayrıcalıklı Batı'da yaşayanlar için, doğal olmaktan ziyade istisnai bir şey olarak görünüyordu. İnsanlığın üçüncü dünyanın rezil koşullarında yaşayan çoğunluğu içinse, bu yıllar boyunca, barış içinde bir gün geçirmek istisnaydı...

On the Recent Situation in Turkey

Turkey is now engulfed in economic crises never seen before. There are aspects of recent crises peculiar to Turkey, but the source of problem is essentially the world capitalism. As a result of economic programs dictated by the imperialist organisations like World Bank and IMF, Turkish economy constantly resorts to devaluations and lives with loans. Turkey is now one of the eight most indebted countries of the world. The total amount of its debts is nearly $210 billion.

HİNDİSTAN: Bir Ulusun Doğum Sancıları

Marx ve Engels'in Hindistan'a yaklaşımlarını kendi tarihselliği içinde kavramak, Marksist teorinin diğer somut sorunlarda olduğu gibi bu konudaki açılımlarını da bilimsel açıdan inceleyebilmek için söz konusu değerlendirmelerin nesnesinin kendi iç hareketi içinde ele alınarak, onun çeşitli öğelerinin nasıl bir süreçten geçerek belirginleştiğini, geçmişte ve bugün ne olduğunu ortaya koymak kaçınılmaz yöntemsel bir zorunluluktur...

Hindistan ve Pakistan: Bir Kez Daha Savaşın Gölgesinde

Amerikan bombardımanın dumanları Pakistan'ın batı sınırındaki Beyaz Sıradağlarının (Koh-e-Safaid) karlı tepelerinin ardından yükselmeye devam ediyor. Daha Afganistan'daki savaş bitmeden, Pakistan'ın Hindistan doğu sınırı yeni bir savaş histerisinin pençesinde. Askeri birliklerin sınıra yığılması, sınır bölgesindeki karşılıklı taciz ateşi ve sınır köylerinde yaşayanların köylerini terk etmesi, iki ülke arasında yeni bir savaş tehdidi olduğunu gösteriyor.

Pakistan'da İşçilerin Durumu


Köktendinciliğin Yeniden Dirilişi: Nedenler ve Olasılıklar

Sovyetler Birliği'nin çöküşü, insanlık tarihinin en dalgalı ve en karışık dönemlerinden biriyle sonuçlanmıştır. "Tarihin sonu" nun habercisi olmak yerine, kapitalizm şimdiye kadar hiç görülmemiş bir krizin ağına düşmüştür.

Birinci Emperyalist Savaş, İşçi Hareketindeki Tutumlar ve Sonuçları

Emperyalist savaşlar içinde bulunduğumuz çağın kaçınılmaz olgularıdır. Bu savaşlar, emperyalizmin barbar doğasının ve yıkıcı özelliklerinin açığa çıkmasını sağlarlar ve varolan çelişkilerini daha da keskinleştirirler...

Paşabahçe İşçisi Direniyor!

Şişecam patronunun açıkladığı kapatma kararına karşı, Paşabahçe Cam işçileri fabrikayı 16 gündür işgal altında tutuyorlar. Kapatma kararına karşın direnişi sürdürmekte olan işçilerin aileleri de fabrika önünde bekleyişlerini sürdürüyorlar. Kristal-İş sendikasına üye olan 875 işçinin işgal ettiği fabrika tamamen polis ablukası altına alınmış olduğundan, sendikaların, siyasi partilerin ve sivil toplum örgütlerinin ziyaretleri de sürekli olarak engelleniyor. Bir devlet yetkilisinin de itiraf ettiği gibi, sermayenin korkusu direnişin “toplumsal patlamaya” yol açmasıdır.

Kolonyalizmden Emperyalizme

1. Bölüm

Sömürge sözcüğü, Avrupa dillerindeki karşılığıyla koloni, metropol ülkeye bağlamak üzere bir başka memlekette yerleşilen yer demektir. Kolonyalizm ise, yeni topraklar ele geçirme, sömürgeci yayılmacılık anlamına gelir. Kapitalizm altında sömürgecilik, 16. yüzyıldan 18. yüzyıla uzanan ticari kapitalizm (merkantilizm) döneminde, özellikle coğrafi keşiflerde ve denizaşırı toprakların fethinde somutlandı.

Küreselleşme ve MAI

Küreselleşme kavramı, içinde hem bir gerçekliği, hem de ortaya atanların (burjuva ideologların) ona yükledikleri anlam itibariyle bir ideolojiyi barındırıyor...

Afganistan, Bin Ladin ve Amerikan Emperyalizminin İkiyüzlülüğü

Sorulacak soru şudur: bu kanlı iç savaşın, bütün bu ölümlerin, açlığın, etnik temizliğin ve katıksız barbarlığın sorumlusu kimdir? Cevap çok basittir. Afganistan'ı Karanlık Çağlar seviyesine düşüren, oradaki uygarlığı bütünüyle imha eden Amerikan emperyalizmidir.

Baş Düşman İçerde!

Alman işçi sınıfının yiğit önderi Karl Liebknecht, I. Dünya Savaşı sırasında bizzat kendi hükümetinin emperyalist politikasına karşı devrimci mücadele bayrağını elden bırakmayan birkaç işçi önderinden biriydi. Yayınladığımız bu bildiri onun tarafından kaleme alındı ve illegal olarak basılıp dağıtıldı. O günden beri de "Baş Düşman İçerde!" sloganı, devrimci Marksistlerin emperyalist savaş karşısındaki tutumunu en iyi özetleyen sloganlardan biri olarak devrimci işçi hareketi içinde yankı bulmaya devam etti. Kapıda yeni bir emperyalist savaşın bulunduğu bir dönemde, bu savaşın taraflarından biri olan Türkiye'de komünistlerin izlemesi gereken yolu Liebknecht 88 yıl öncesinden haykırıyor.