Navigation

Şarbon ve Ötesi…

Mevcut iktidar halkın ucuz et yemesini sağlamak bahanesiyle canlı hayvan ithalatında ısrar ediyor ve bu ithalatı olabildiğince hızlı ve kârlı kılmaya odaklanıyor. Bunun için tüm denetimleri ortadan kaldırıyor. Fakat fiyat etiketlerine bakıldığında ithalatın etin ucuzlamasına ve yoksul evlerine girmesine pek yaramadığı ortada. Egemenler kazandıkları paraların, büyüyen sermayelerinin tadını çıkarırken halkın sağlığını hiçe saymaya devam ediyorlar.

Kapitalist Tarım Emekçiler İçin Yıkım Demektir

Tekellerin ve büyük şirketlerin egemenliğinin her geçen gün daha da arttığı ve kâr güdüsünün azami düzeye çıktığı kapitalist tarım sadece küçük çiftçiler için değil, tüm insanlık için hayati bir tehdit kaynağıdır: Suni gübre ve ilaçlarla zehirlenmiş ortamlarda yetiştirilen sağlıksız, besin değeri düşük, zararlı gıdalar; kültürel çeşitliliğin ortadan kaldırılarak sınırlı sayıda tarımsal ürüne mahkûm bir beslenme rejiminin dayatılması; iklimsel ve doğal olayları dikkate almaksızın gerçekleştirilen üretimin kıtlığa davetiye çıkarması; kapitalizmin akıldışılığının çarpıcı bir göstergesi olarak aşırı üretimin doğurduğu yıkımlar; tüm bunların sonucunda tüketici açısından aşırı artan ya da üretici açısından aşırı düşen fiyatların yarattığı sefalet durumu vb.

Bir, İki, Üç, Dört, Beş...

Siz bu başlığı okurken bir çocuk daha önlenebilir hastalıklardan dolayı hayatını kaybetti. Bir canımızı daha yitirdik. Birler artarak oldu onlar, yüzler, binler ve milyonlar... Kimisinin zatürree, kimisinin sıtma ve kimisinin ishal diye yazıldı ölüm nedeni.

Kapitalizm Güzellemeleri ve Gerçekler

Kapitalizmin sağladığı ilerlemelere bakarak insanlığı ve dünyayı tehdit eder duruma gelmesini görmezden gelen ya da sorunları önemsizleştiren ve kapitalizme güzellemeler düzen burjuva ideologlar, yazarlar, gazeteciler, televizyon kanalları, gazeteler hiç eksik olmuyor. Sözde farklı ama özünde aynı mahfillerden gelen bu güzellemelerin ortak özelliği “küçük” kusurlarına rağmen kapitalist sistemin olabilecek en iyi sistem olduğunu vaaz etmeleridir.

Motor Türküleri, Bir Devrimci Yürek: Nikola Vaptsarov

Zararlı otların her yanı sardığı bir ortamda bir tutam çiçek filizlenir en umulmadık zamanlarda ve kavga çetin, kavga kıyasıya olur. İşte bu zararlı otların içinden filizlenen işçi sınıfının şairlerinden birisi de Nikola Vaptsarov’dur.

Gençliğin Kurtuluşu Örgütlü Sınıf Mücadelesindedir

Dünyada sermaye sahiplerinin saldırıları, bir yandan gelir dağılımındaki adaletsizlikleri, eğitim olanaklarının eşitsizliğini, savaşları, doğa talanını arttırırken, öte yandan işçi sınıfının içinde örgütlü gençlerin öfkesini de kabartıyor.

Yüreğine Pranga Vurulamayanlardan Biri: Sabahattin Ali

Göremediği o denizden daha engindi yüreğindeki kavga ateşi. Karadeniz gibi hırçın ve kavgayla dolu bir yürek taşıyanlardandı. Hapisten çıktıktan sonra da mücadelesine devam etti. Bulgaristan’a gitmek isterken egemenler tarafından kalleşçe katledildi.

Burjuva Medya İftiharla Sunar: “Havalimanı Komplosu!”

Giderek ağırlaşan ekonomik kriz, milyonlarca emekçinin yaşam ve çalışma koşullarını daha da katlanılamaz kılıyor. Bu durum emekçi kitlelerde yavaş yavaş da olsa hoşnutsuzluğu körükleyecektir. Temel hakları için mücadele eden inşaat işçilerine dönük bu zorbalıkta, mega projelerinin gözden düşmesinden duydukları korku önemli bir rol oynasa da, en büyük korkuları emekçilerin hoşnutsuzluğunun yüksek sesle dillendirilmeye başlamasıdır.

Yeşilin Yağması, Ayder’in Gözyaşları!

Şimdilerde, Ayder Yaylası Kentsel Dönüşüm Projesi üzerine çıkan haberlerden de anlaşıldığı gibi iktidar doğal kaynakları burjuvazinin yağmasına açıyor. Yeşille bezeli Ayder Yaylası bu projeyle tam bir çevre katline uğrayacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “kirlettik, rezil ettik” söyleminden ne olacağı belliydi aslında.

Gerçek Bedel

Gerçek bedel, çürümüş ve yıkılmayı kesinkes hak eden kapitalizmin inkâr ettiği bedeldir. Günlük 2 dolara canları pahasına çalıştırılan insanların ahıdır. Doğanın hunharca ve şuursuzca tükenişe sürüklenmesidir. Üretim tek bir gün durmasın diye hiç umursanmadan çalıştırılan işçilere mezar olan işyerleridir.

Beni Bul Anne!

Sessiz bir çığlık onlarınki, 23 yıldır Galatasaray Meydanında yankılanıyor her Cumartesi. Ellerinde oğullarının resimleriyle her Cumartesi toplanıp oturma eylemi ve basın açıklamasıyla “kayıp” olan çocuklarının hesabını soruyorlar.

Savaş, Kriz ve Maduro’nun Tuvaleti!

Zatı muhterem, filler sultanı gibi haykırır: “Yurtdışında tuvalet temizlemeyi bırakıp vatana dönün” der, aşağılayarak. İnceden inceye de şovenizmin zehirli şerbetini yutturmaya uğraşır. Üstelik bu şoven sözleri söyleyen sözüm ona “sosyalist”tir! Kimi solcular yıllarca Chavez’e selam durdu. Şimdilerde “sosyalist” Chavez’in halefi “sosyalist” Maduro. 

İnşaat İşçileri Köle Değildir!

Egemenlerin her vesileyle yeni bir övünç payı çıkardıkları üçüncü havalimanı, 14 Eylülde bu kez 25 bin işçinin sabah işbaşı yapmamasıyla gündeme oturdu. İnsanlık dışı çalışma koşullarına ve kesintisiz devam eden iş cinayetlerine isyan eden işçiler, daha önce pek çok kez uyardıkları yönetimin umursamaz tavırları üzerine iş bırakarak seslerini duyurmaya çalıştılar.

Giydiklerimizin Gerçek Bedeli

The True Cost (Gerçek Bedel), yönetmenliğini ve senaristliğini Andrew Morgan’ın yaptığı 2015 yapımlı bir belgesel. Bilgi toplamak ve röportaj yapmak için 13 ülkeye giden Morgan, belgesel çekimlerine Ekim 2013’te başlamış. Yani dünyadaki en büyük işçi katliamlarından biri olan ve 1134 işçinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan Bangladeş’teki Rana Plaza’nın çökmesinin hemen ardından.

Venezuela Ekonomik Yıkımın Pençesinde

IMF verilerine göre daha önce ihracat gelirinin yüzde 96’sını petrolün oluşturduğu Venezuela’nın ekonomisi 2013-2017 yıllarında arasında %30 küçülmüş durumda. 20 yıldır iktidarda olan Bolivarcı hükümet, oyalama politikalarıyla değişim isteyen kitlelerin derdine çare bulamadı. İlk dönemler yoksul kitlelerin yaşam standartlarında iyileştirmeler sağlamış olan Chavez’in son yıllarında başlayan sorunlar devlet başkanı Silvio Maduro döneminde daha da derinleşti, emekçi kitleler daha önce yaşadıkları sefalet günlerine geri döndüler.

Pages

Subscribe to Front page feed

e-brochures

Elif Çağlı
Under present conditions where the working class has no revolutionary international organisation, there is no other way of struggle than to labour and work out revolutionary Marxist solutions and try to carry them over to international platforms. Therefore it is inevitable to get involved in various experiments to solve the question of international organisation of the working class. It must be kept in mind that all great revolutionary advances could be successful thanks to revolutionary class attitude, which means plunging into actual work without being intimidated by difficulties and daring to experiment.
Marksist Tutum
The process of the capitalist development of Turkey is a rather belated process with respect to the West. This historical delay flows from the peculiar socio-economic structure upon which Turkish capitalism developed. For this reason, in order to understand the peculiarities of Turkish capitalism, it is necessary to have an overview of the economic and social history of the Ottoman Empire that forms the historical background of modern Turkey today.
Elif Çağlı
Although such experiences are pleasing in themselves since they carry forward the mass of the class, they are by no means enough for the working class to break the chains of wage-slavery and achieve freedom. Conditions of emancipation can develop depending on the quality and quantity of the distance taken by workers towards political consciousness and organisation. In this respect, it has a vital importance to make sure that at least the vanguard elements of the class are capable of answering the questions such as “what kind of organisation?” or “what kind of a unity?” in a way to carry forward the struggle.
Levent Toprak
The wave of popular uprisings that started in Tunisia and continued with Egypt embracing North Africa and the Middle East has reached a new phase. Though one needs to analyse the situation in Egypt in the aftermath of Mubarak’s overthrow, there is no doubt that the process of mobilisation of millions and Mubarak’s eventual step-down in itself is already a serious source of inspiration in the eyes of other Arab peoples. New upsurges of mass movement that are taking place especially in Yemen, Bahrain and Libya are a demonstration of this fact. Whatever the short term results of this mass wave of revolt it is clear that there is a new era in this region unfolding and that nothing will be the way as they were so far. The social-political struggles to take place in this region in the period ahead and the kind of regimes to be established will be the focus of attention for revolutionaries as well as bourgeois political realm.
Elif Çağlı
When you look into the various cases of opportunist tendencies within Marxist movement you cannot but see that a common feature of all opportunist tendencies is to turn a deaf ear to revolutionary criticism. Although the opportunists sometimes seem to accept general revolutionary principles when they are squeezed, in effect they keep following their well-trodden opportunist way. Thus opportunism makes upsurges that are generally unavoidable. Giving concrete examples will surely make clear these features of opportunism that we state here very briefly. As a striking example we can take the upsurge of opportunism in the case of the IMT (International Marxist Tendency) lead by Alan Woods.
Elif Çağlı
The struggle for the creation of the international organization of the working class requires intransigence in principles and flexibility in tactics. Neither opportunism pursuing short term so-called political achievements nor sectarianism unwilling to see and accept anything other than its own small organization can be of any use for this struggle. The reality we face today in the issue of building the revolutionary international organization of the proletariat puts very important responsibilities and tasks over the shoulders of the internationalist communists. Those who are self-confident will continue revolutionary efforts in every field undertaking these responsibilities and tasks. Those who are not intimidated will move forward. All big problems in history have been resolved this way.
Marksist Tutum
The importance of theoretical struggle on national question springs essentially from the need to take a correct political attitude based on Marxist foundations in the face of the liberation struggle of oppressed nations. Marxism is not an impressionist or positivist philosophy limiting itself only with interpreting the world, but an integral world view which strives to change the world and develops in an inextricably dialectical relationship with revolutionary practice.
Marksist Tutum
Capitalism makes the mankind suffer hell. The reign of a handful capitalists makes billions of people all over the planet suffer in the grip of hunger, poverty and deprivation, unemployment, incredible inequality and injustice, bloody wars, oppression and torture, endless decay and alienation. The only force that can save mankind from this swamp and lead it to socialism is the working class which is said to be “extinct”. The truth is that, the billions who strive to survive through selling their labour force in return for a wage, i.e. the working class, still have nothing to lose but their chains. But they have a world to win!